Evrensel yazarı Sedat Başkavak Yazdı: "Bu Yıl Hâlâ Yaş Çay Alım Fiyatı Açıklanmadı"
Evrensel Gazetesi yazarı Sedat Başkavak çay üretimini Dünya'da üretimi, üretimde Türkiye'nin payı ve Giresundan Sarp'a Kadar üretimi yapılan yaş çay fiyat ve alım politikaları ila ilgili çok önemli konuları kaleme aldı.
Evrensel Gazetesi yazarı Sedat Başkavak çay üretimini Dünya’da üretimi, üretimde Türkiye’nin payı ve Giresundan Sarp’a Kadar üretimi yapılan yaş çay fiyat ve alım politikaları ila ilgili çok önemli konuları kaleme aldı.
Evrensel Gazetesi yazarı Sedat Başkavak’ın yazısı şöyle:
“Dünya nüfusunun yarısının günlük ritüeli olan çayın, sudan sonra en çok tüketilen sıvı olduğu belirtiliyor. Dünya yaş çay üretimi 32.2 milyon ton. Kuru çay üretimi ise yaklaşık 7 milyon ton. Kuru çay üretiminde 3.3 milyon tonla Çin birinciyken, 1.4 milyon tonla Hindistan ikinci. Kenya 535 bin ton, Srilanka 251 bin ton ve beşinci sırada yer alan Türkiye ortalama 250 bin ton üretiyor. Yılda 3 milyon ton çay tüketen Çin ve 1.2 milyon ton çay tüketen Hindistan’dan sonra Türkiye 250 bin tonla üçüncü sırada. Sıralama 247 bin ton Pakistan ve 132 bin ton Rusya diye devam ediyor.
Dünya çay ihracatının yüzde 70’ini (1.4 milyon tonu) Kenya, Çin, Sri Lanka ve Hindistan yaparken, sıralama listesinde Türkiye 5 bin 400 tonla ancak yirmi yedinci sırada yer alıyor. Yerli milli hamasetiyle yıllardır halktan oy alan AKP’nin iktidarda olduğu 2021’de yaklaşık 25 bin, 2024’te 17 bin 400 ton, 2025’te ise yaklaşık 16 bin ton çay ithal edildi. Çayın başkenti Rize, çay ithalatının da başkenti oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında çay ihracatından 27 milyon dolar kazanılırken ithalatına ise 35.5 milyon dolar harcandı. Çayda da ülkeyi ithalatçı yaptılar.
Ülkemizde Giresun’undan Sarp Sınır Kapısı’na kadar, Karadeniz sahil yolunda gözünüzün alabildiği her yerde yemyeşil çaylıklar ve aralıklarla serpiştirilmiş çay fabrikaları sıralanıp gider. Giresun, Trabzon, Rize, Artvin illerinde 810 dekar alanda, 208 bin çay üreticisi, 1.4 milyon ton yaş çay üretiyor. 187 çay farikasının 138’i özel çay şirketlerine ait. ÇAYKUR’un sadece 49 fabrikası var. Saray iktidarı, her yıl yaş çay alım fiyatı açıklıyor. Açıklanan bu fiyat ÇAYKUR’un alım fiyatı olurken, ÇAYKUR kota-kontenjan diyerek ülkede üretilen çayın yarısını bile almıyor. Özel çay şirketleri bu fırsatı değerlendirerek üretilen çayın yarıdan fazlasını hem de düşük fiyat dayatarak alıp, kârına kâr katıyor.
Ülke çay üreticisinin çayını alırken nazlanarak çay şirketlerine zorunlu istikamet gösteren ÇAYKUR, Pakistan’da çay fabrikası kurdu. Çay üretiminin modernize edilmesi ve Pakistan’ın çay talebinin karşılanması hedeflenen çay fabrikası günlük 5 ton çay işleme kapasitesine sahip. Bu fabrika ile Pakistan’ın çayda dışa bağımlılığı azaltılırken, ÇAYKUR’un da uluslararası pazarda hedeflerine önemli bir adım olacağı belirtiliyor. Erdoğan iktidarı, özel çay şirketlerinden nefret eden Karadeniz halkının ÇAYKUR’u satma fikrine ikna olmayacağını bildiği için, ÇAYKUR’u var olan ama sermaye çarkının dönüşüne de zarar vermeyen bir şirket haline getirmek istiyor. O nedenle de yıllık 250 bin tona yakın çay ithal eden Pakistan’a çay satmak yerine, orada çay fabrikası kurmayı (ülke içinde) güçlü Türkiye hamasetinin unsuru olarak pazarlıyor.
Eskiden yaş çay alım fiyatını Cumhurbaşkanı Erdoğan ballandıra ballandıra açıklardı. O zamanlarda çay üreticisi açıklanan fiyatı yeterli bulmazdı ama geçtiğimiz iki yıl, yaş çay alım fiyatı Tarım Bakanlığının X hesabından atılan tweet ile duyuruldu. İki yıldır Saray iktidarı da açıklayacağı fiyatın çay üreticisini memnun etmeyeceğini bildiğinden, sosyal medyadan duyuruyor.
Çay üreticisi ÇAYKUR’un kota, kontenjan uygulaması nedeniyle topladığı çayın hepsini ÇAYKUR’a veremiyor. Çay toplanıp teslim edilmediğinde solup çürüyeceği için, üretici köylü mecburen çayını özel şirketlere veriyor. Şirketler de çay üreticisine düşük fiyat dayatıyor. Çay üreticisi bu duruma itiraz edince de Erdoğan “Biz ÇAYKUR’un alım fiyatını açıklıyoruz, ülkede serbest piyasa var, şirketlerin kaça alacağına karışmayız” diyor. Böylece Saray’dan açıklanan düşük fiyatı bir de şirketler düşürünce çay üreticisi yok pahasına ürününü vermek zorunda kalıyor.
Bu yıl hâlâ yaş çay alım fiyatı açıklanmadı. Görünen o ki, bu yıl da yaş çay alım fiyatı sosyal medyadan yapılacak. Rize’de çay üreticileri şimdiden önlemini almaya çalışarak bekledikleri fiyatı ilan ettiler. Rize’nin Fındıklı ilçesinde bir araya gelen çay üreticileri, 1 kg yaş çay üretim maliyetinin 30.90 TL olduğunu açıkladılar. Yüzde 30 refah payı eklendiğinde yaş çay fiyatının 40 TL olmasını gerektiğini vurgulayan çay üreticileri, destekleme priminin de 5 TL’ye çıkarılmasını istediler. Çay üreticileri 1 kg yaş çaya prim dahil 45 TL fiyat verilmesini istiyorlar.
Çay konuşulurken esnafı, üreticisi, işçisi herkes “Çayın sahibi yok” diyor. Esnaf “Şehirde çay fabrikasından başka fabrika yok, ekonomide, esnafın geçimi de çaya bağlı” diyor. Akaryakıt fırladı, gübreye gelen zamlara yetişilmiyor. Yaş çay fiyatı yerinde sayıyor. Savaş her şeyi zamlandırdı” diyor. ÇAYKUR işçisi ise “Çalışıyoruz aldığımız maaş düşük, aynı zamanda çay üreticisiyiz çayın fiyatı düşük, üretiyoruz işliyoruz yine de yüzümüz gülmüyor” diyor.
Sorun şu ki herkes biri çaya sahip çıksın diye bekliyor. Oysaki esnafından işçisine, memurundan balıkçısına herkesin çay üreticisi olduğu Doğu Karadeniz’de çayın sahibi de kendileridir. Fındıklı’dan başlayan, çayına ve asıl olarak emeğine sahip çıkma çabası diğer ilçe ve illerde de karşılık bulmalıdır. Yaş çay maliyeti ve alım fiyatı üretici köylüler ve örgütleri tarafından belirlenmelidir. ÇAYKUR, kota-kontenjan uygulamasına son vermelidir ve ülke çay üretimi ve pazarlanarak ihracatının artırılması için çalışmalıdır. Özel çay şirketlerinin açıklanan yaş alım fiyatının altında fiyat dayatması yasaklanmalıdır. Çay ithalatı yasaklanmalıdır. Bu talepler hem ülke çay üretimi hem de çay üreticisinin üretime devam etmesinin koşuludur. Bir sahip aramaya değil, “çayda sömürüye son” diyerek, sahip çıkmak üzere birleşmeye ihtiyaç var.”