Gündem: Yaş Çay Sezonu ve Yaşanan Sorunlar

Pazar Ziraat Odası Başkanı Nurettin İnce, Çay TV'de Gündem programına katıldı. Başkan İnce, Yaş Çay Sezonu ve Yaşanan sorunlar hakkında yapılan çalışmaları anlattı.

Başkan Nurettin İnce " İçeresinde bulunduğumuz Virüs olayı Tüm Dünyayı ve bizi etkilemiştir. Özellikle bu olayın çay sezonuna rastlaması bizi ve bölgemizi bir hayli etkiledi. Bu konuda yapmış oldukları olumlu  çalışmalardan dolayı Devlet erkanına ve Valimize teşekkür ediyorum. Yaşadığımız kriz, Rize’miz de bana göre güzel yönetiliyor. Rize Valiliğinin aldığı kararlar, Rize Valisinin aldığı kararlar değildir. Vatandaşımız ilk önce bunu bilmeli. Kurulan komisyonlarda biz de görev yaptık. Alınan kararlar herkes ile istişare edilerek alınan kararlardır. Verilen kararlar kiminin işine  gelir, kiminin işine gelmez. Hatta kararlar tenkit edilebilir.” Dedi.



İnsan sağlığının her şeyden önemli olduğunu belirten İnce; “Ben olaya sağlığın her şeyin önünde olduğuna inanarak bakıyorum. Sağlık olmadıktan sonra hiç bir şey olmaz. Çay  da olmaz. Bu Virüs olayının  patlak vermesiyle  Mart ayı itibariyle Vali yardımcımız Başkanlığında, Ziraat Odası Başkanımız, İlçe Başkanlarıyla ve tüm  taraflarla toplantılar yapıldı.12 oda başkanı düşüncelerini sundular. İtalya’da meydana gelen olayın Türkiye’de de yaşanmaması  için ne  yapılması gerekildiği  tartışıldı. Bilindiği gibi İtalya’da bir bölgede  çıkan virüsün, Vatandaşlar tarafından başka bölgelere taşınmasıyla İtalya bütün olarak Virüs olayından etkilendi. Bizim dışımızda bulunan kurumlar da çok iyi çalıştılar. Hatta 15 Nisanda bir karar yayınlandı. Virüsün kontrol altına alınması için İl dışında bulunan Çay Üreticilerin 30 Nisana kadar bulundukları İllere gelmesi ve 14 günlük karantina sonucunda kontrol edilerek, 15 Mayıs itibarıyla  herkesin mahsullerinin başında olması  sağlanacaktı. Ancak süreç çok hızlı gelişince bizim aldığımız karalar, Bakanlık tarafından değiştirildi. Sadece Rize’ye geleceği düşünülen 150 bin kişinin olduğu söylendi. Hadi bunların yarısı gelmesin 75 bin kişi, gelenlerin %10 hasta olsa bunlara bakacak sağlık personelleri ve Hastaneler yetersiz  kalacağından, risk  çok fazla olduğundan Bakanlık ve Yetkili Kurullarca bizim aldığımız karar iptal edildi. Tabi onların da Rize’ye, memleketlerine gelmeleri çok hakkı. Kimse onlara gelmeyin, çayınız bahçede kalsın diyen yok.  4 il valisi şehirlere girişleri yasakladı. Öyle bir durum oluştu ki izin  versen  olmaz, vermesen olmaz. Ancak Şu an  alınan karar ile belli şartlar haricinde gelişler yasaklandı. Bu  konuda neler  yapabileceğimizi Sayın Kaymakamımızla da görüştük, kendilerine çok teşekkür ediyorum. Yine Hemşin Kaymakamı da bizlere yardımcı oldu. Birlikte çok iyi çalışmalar yaptık. İlk etapta 4 valinin vermiş olduğu karar biraz  yumuşatıldı. Çünkü Bizim Bölgemizde ki çay  alanları daha fazla, Komşu illerden işçi ve  yarıcıların  gelmesini sağladık. Ziraat Odası,  Kaymakamlık,  Çay Kur, Muhtarlıklar ve Valilik ayrı ayrı çalışmalar yürüttü. Kaymakamlık ayrı rapor, Valilik ayrı rapor, Ziraat Odası ayrı rapor, Muhtarlık ayrı rapor istiyordu. Biz  hem sahayı denetliyorduk hem de çare arıyorduk. Pazarda Muhtarlarımızın verdiği rapora göre, 15 bin e yakın müstahsilin 8500 ü kendi çayını kendi biçiyor, 3 bin küsuru yarıcıya biçtiriyor, 15 bin kişi içinde, 2500 kişiye yakını biraz sorunlu. Tespitlerimiz doğrultusunda 1800 kişi Pazarlı olup dışarıda, ancak bir şekilde çaylarını tanıdıklarına biçtiriyorlar fakat sorun çözülmüyor. Sorunları çözmek için işçi havuzları oluşturuluyor. Biz Pazar olarak 1000e yakın işçi transferi yaptık, Yarıcı olarak  gelenlerin peşinde Afkanlar  var. Bunların TC kimliklerimde  var..Çayeli ye bir  hayli gelmiş ve uyumlu da çalışıyorlarmış. Ayrıca Çay Kur un,  vatandaşı çay  bahçelerine  sokmak için uygulayacağı güzel projeler de var. Bu  proje  ile  çayını biçmek isteyen insan çayını biçmiş olacak. Ancak  belki 30 - 35 gün  çalışmış olacak  o  başka. Vatandaş  şunu istiyor. Ben 30 günlük süreyi 3 - 5 günde bitireyim. Bu mantık kırılmalı. Nasıl ki gerek Çay Kur - gerek özel fabrikalar bir program  yapıyorsa, vatandaş da bir program yapmalı.  Böyle olmazsa izdiham oluyor. Şimdi  bir de  hadi çay  biçecek adam  buldun. Tarlalarda  sınırlar  belli olmadığından orada da bir  sıkıntı doğuyor. Tutuğun adam  sınırları bilmiyor. Bu da sorun yarattı. Biz raporlarımızı verdik. Kabinede bunlar da tartışılacak sanırım. En  azından Mal  sahiplerinden biri bu işçilerin başlarında olursa bu sorun da çözülmüş olur. Bakalım Kabineden ne  gibi bir sonuç çıkacak. Bir çözüm aranacak. Adamlar başka ilden gelip çayımızı biçiyorlar, biz tarla sahipleri gelemiyoruz deniliyor. Onlara da hak  veriyoruz. Bakalım ne  karar çıkacak.” Diye ifade etti.



Başkan İnce konuşmasına; “Her şeyden önemlisi, biz  her ne kadar buradan  bazı gördüklerimizi söylüyorsak da, bu olayı en detaylı bir  şekilde Ankara’da Bakanlarımız takip ediyor. Nerede ne  var, Hangi  Şehirde riziko daha fazla, onlar artık bu olayı, cadde cadde, sokak sokak biliyorlar. Bu  yüzden onların verdiği karara saygı duymak lazım. Biz onlar  kadar bu olayı bilemeyiz. Üreticilerimiz  şuna inansınlar, her türlü ayrıntılar inceleniyor. Kimin çayı toplanıyor, kimlere yarıcı geliyor, kimlere işçiler tutuluyor, kimin çayını kim biçiyor. Kimin çay ı hiç biçilemeyecek durumda. Kimin gerçekten kimsesi yok. Bunlar tespit ediliyor. Bekli de çayı hiç biçilmeyecek durumda  olanlar  varsa onlara izin verilecek. Belki de Cumhurbaşkanımız  iki bayram yapacağız  derken, Hem Bayram, hem de Seyahat izni çıkacak. Çay budama konusunda da karar kabineden çıkacak umarım. Hiç budama yapılmadan çayın ücreti verilsin diyenler oldu. Tüm bunlar Kabinede görüşülüp gerekli açıklamalar yapılacaktır. Geçen sene  250 kg çay biçene 130 tl fiyat biçtik, 5 tl de  muhtarlığa verdik, yani dışarıdan getirdiğimiz işçilere 50 kg çay biçme karşılığı 135 tl verdik. Geçen yıl Güneydoğudan 150 kişi getirdik bunlardan 20 tanesi çay biçmeyi  beceremedi. 1. Sürgünde yaklaşık 10 köye işçi  yerleştirdik. Tabi bazıları beceremediği için verilen para kadar çay biçemediler. Yani yevmiye işinde sorun oldu. İşçi 250 kg  çay biçemeyince, 130 tl ten para kesilmeye başlandı. Bu sefer çalışana para az  geldi. Neyse 2 .  Sürgünde kilo başına para verdik. Bu sefer rahatladık. Ancak bazı çiftçiler biz  size 150 tl veririz bize gel dediler. Bu sefer bizim işimize  mani oldular. Ziraat Odası çiftçi için çalışıyor, çiftçinin yaptığına bak. Nitekim 20 - 30 kişiye  kadar düştük. Daha sonra Güneydoğulular Gürcüler 180 tl ye çay  biçiyor deyince ortalık yine karıştı. Ancak en son tüm işçileri toplayarak belli bir fiyat verildi. Yoğmiye150 tl, ton başı 750 tl. Denildi. .Bu teklifi  kabul etmeyen Memleketine yollanacak denildi ve biraz  rahatlanmış oldu. Fiyatlar da oturdu. Dedi.



Başkan İnce konuşmasını İşçi sorunu ve işçi ücretleri ile ilgili sürdürerek; Şimdi işçi yok ya, fiyat 300 - 350 tl, ton işe 1200 tl  konuşuluyor.  Dışarıdan gelen insanlar fırsat kolluyor, fiyatları yukarı çekmeye çalışıyor. Afkanları transfer etmede biraz daha kolaylık sağlanmalı. Şimdi korona sebebiyle Güneydoğudan adam getiremiyoruz. Büyükşehirlerden kimseyi getiremiyoruz. Çözüm olarak geçen yıl olduğu gibi fiyat belirlenmeli, her ilçede kedi bazında fiyat denetimini yapmalı. Yoksa fırsatçılık yapılıyor, yevmiyeler çok yükseliyor, ton işi çok yükseliyor. Bu denetlenmeli. Bu sene verilen fiyatlar yüksek verilirse seneye baz olarak tutulur.     En büyük tehlike odur. Kontrol altına alınmalı, baskı unsuru olmalı. Bu gelen Afkanlılar da Türk Vatandaşı olmuş olan Afganlılardır. Afganistan’dan gelmiş değiller. Senelerdir Türkiye’de yaşayan TC  kimliği taşıyanlardır. Onlarda bizim gibidirler.

İşçi sorununu çözmek için, İş - Kur  bir duyuru yaptı. Pazardan 2000 kişi açık görünüyor. Tek tek aranıyor, Sayın Kaymakamımız herkesi arattırıyor. 2000 kişiden 80 kişi çalışırım demiş. Halbuki çay fabrikalarına çalışmak için başvuranların sayısı yaklaşık 30.000 kişi idi. Dedik yarısı baş vursa bu iş hallolur. Ama ben pazar için söylüyorum şu an  80 kişi çalışırım demiş. Biz Ziraat Odası olarak İlan verdik. Sigortalı işçi alacağız diye. Fındıklı da ilan  verdi. Halen bekliyoruz. Çalışmak isteyen gelsin buyursun. Tabi çalışan da belli bir  kilo çay biçecek. Biz iş ilanı verince galiba onlar masa başı iş bekliyorlar. Fındıklı belli şartlarda ve iyi bir miktarda ücret veriyor şu an çok da başvuru yok sanırım. Çay biçmeye hiçimse yanaşmıyor. Durum böyle olunca saha Gürcü’ye ve dışardan gelene kalıyor. Öyle bir durum oluşmuş ki Gürcü ile anlaşıyorsun, oda gidip başkası ile anlaşıyor. Taşeronluk oluşmuş.  Rize’de galiba dışarıya  çay biçtirirsen 3 de 1 olayı var. Pazarda bu durum yarı yarıya. Yine adam bulunamıyor. Bir de Gürcistanlı olup da burada kalmış olanlar var. Yani Korona nedeniyle gidememiş olanlar var. Bunların  iyi değerlendirilmesi gerekir. Çünkü bunlar çay biçme konusunda  profesyonel olmuşlar. Yarıcı olanı da var işçi olanı da var.İşçi açığı kontrol altına alınabilir. Tabi bunların vize süreleri de geçmiş ama değerlendirmek lazım. Biz 950 kişi üzerinde transfer için  kağıt imzaladık. Gelenler oldu, izinleri alınmış gelecek olanlar var.

 Şimdi  tek bir sorunumuz  kaldı. O da gerçek çay üreticisini bahçesinin başına getirebilmek... Çalışmalar  devam ediyor. Bakalım Kabineden çıkar inşallah.

Yıllardır Türkiye’yi yönettiğimiz halde Çay Kanununu çıkaramadık. Bu nedenle mutlaka çay kanunu çıkarılmalı. Mutlaka Halledilmeli. Bu dönemde olmazsa daha da kesinlikle olmaz.

Çay kanunu çıkarılmadığı için sektörde bir düzen yok. Çayın düşük fiyatta olması, paketlenmesi, merdiven altında olması hep bir kanunun olmamasındandır. Bir düzen olmalı. Düzen olmazsa hiçbir sektör de ayakta durmaz. Herkes destek veriyor ama maalesef Meclisten geçmiyor. Meclis Rizelilerin kontrolünde ama olmuyor. Bunun çözülmesi lazım. Cumhurbaşkanımızın zamanında kanunun çıkması lazım. Vekillerimizin en önemli sorunu bu olmalı. Üç-Beş madde ile giden bir sektör var.

Çay Kur özelleştirilecek deniliyor. Ben inanmıyorum ama bunlar konuşuluyor. Taşlar yerine oturmalı, kanun çıkmalı yoksa Çaylar Gürcistan’da ki gibi ağaç olur.

Çay fiyatına gelince % 16  zam verilecek diye düşünüyorum. Üstü de olabilir.   O  da 3.50 tl veya üstüne karşılık gelir.

Sayın Valimize ve ekibine teşekkür ediyorum. Bu kriz dönemini çok iyi yönlendiriyorlar.

Fiyat üzerine çalışmamız lazım. Valilikten iyi bir fiyat çıkmalı.

Burada olan Gürcüleri değerlendirmemiz lazım.

Çay toplama ile ilgili sistem değişikliği lazım. Kooperatiflerin, Ziraat Odalarının, Kurumların, Şirketlerin alanlarını birleştirecek bir proje hazırlanmalı ileri tarihlerde uygulanmalı yoksa bu sorun her zaman karşımıza çıkacaktır.

Çay  kanunu çıkmalı yoksa ilerde çay bahçeleri ağaç olur." dedi.