İl Başkanı İshak Alim Koronavirüs tedbirleri alınırken önceliğin sağlık olduğunu ifade ederek, Çay sezonunun en iyi şekilde geçmesi ve hiçbir çay üreticisinin mağdur olmaması için çalıştıklarını ifade etti. Alim ayrıca Çaykur’un son yıllardaki en az kuru çay stokuyla sezona girdiğini ifade ederek bu yıl kotanın yüksek olmasını beklediklerini ifade etti.
Süreci değerlendiren İl Başkanı Alim’in basın açıklaması; “Değerli hemşerilerimiz bilindiği üzere Dünya koronavirüs salgını dolayısıyla zor günler geçirmektedir. Birçok ülke bu salgında binlerce can kaybı yaşamaktadır. Şükürler olsun ki özellikle iktidarımız döneminde sağlık alanında yapılan yatırımlar sayesinde ülkemiz bu zor günleri en az hasarla atlatacak güçtedir.
Özel sorumluluk alanınımız olan Rize ölçeğinde ise salgını en az hasarla atlatmak için gereken önlemleri almak zorundayız. Bu önlemler alınırken ilimizdeki tüm paydaşlarımızla ve siyasi partilerle istişare edip bilimsel veriler ışığında hareket edildiğini belirtmek isterim.
Yaklaşan çay sezonu öncesinde Rize dışında ikamet eden hemşerilerimizin ilimize gelişlerinin kısıtlanması hakkında alınan kararın, bazı tartışmalara yol açtığını görmekteyiz. Burada alınan karar tamamen hemşerilerimizin sağlığını korumaya yöneliktir. Salgın sonrası oluşan verilere baktığımızda özellikle il dışından gelişlerin yoğun olduğu dönemlerde hasta sayısının Rize’de aşırı derecede arttığını görmekteyiz. İl dışından gelişlerin serbest olduğu dönemde koronavirüsün ilimizdeki yayılma hızı nüfusumuza göre ülke genelinde 4. sıradayken ve çok hızlı yayılma görülürken giriş çıkışlar durdurulduktan sonra ilimiz yayılma hızında 20. sıraların altına düşmüştür. Bu kararın toplumsal ve kişisel sağlığımız için çok önemli ve isabetli olduğunu düşünmekteyiz. Bütün dünyayı şiddetli bir şekilde etkisi altına almış olan böylesi bir salgın döneminde önceliğimiz her zaman sağlıktır.
Çay ilimizin olmazsa olmazıdır. Rize’nin ekonomik anlamda dinamosudur. Üretimin ve kendine yetebilmenin bu kadar önemli olduğunu ortaya koyan bir salgın sonrasında çay üretiminin durmasının söz konusu olmadığını belirtmek isterim. Elbette ki koruma kararı sonrası il dışında kalan ve Rize’ye gelemeyecek vatandaşlarımızın mağdur edilmemesi için çalışmalar devam ediyor. Gelemeyen hemşerilerimizin mağdur olmaması için yine aynı şekilde şehrimizin bütün paydaşlarıyla beraber “Neler yapabiliriz?”’in çalışmaları devam etmektedir. En yakın zamanda da alınan kararlar hemşerilerimizle paylaşılacaktır. Çay sezonunun en iyi şekilde geçmesi için çalışmalar devam etmektedir. İnşallah iyi bir çay sezonu geçireceğimizi de ifade etmek istiyorum. Özellikle şunu da belirtmek isterim ki Çaykur son yılların en düşük seviyesindeki kuru çay stoğuyla sezona girmektedir. Yine bu vesileyle şu tahminimi sizlerle paylaşmak isterim: Çaykur, önceki yıllara nazaran daha yüksek bir kotayla sezona başlayacaktır. Hemşerilerimiz biraz sabırlı olsun bizler hiçbir hemşerimizin, hiçbir çay üreticisinin mağdur olmasını istemeyiz, çalışmalar bunun için devam etmektedir. Hemşerilerimiz bu konuda müsterih olsunlar.
Bizim için sonbahar, sadece yaprakların döküldüğü mevsim değil, hemşerilerimizin gurbete döndükleri mevsimdir. İlkbahar, sadece çiçeklerin ve ağaçların tomurcuk açtığı mevsim değil, gurbetteki hemşerilerimizin İyidere köprüden ilimize giriş yaptığı, onlara kavuştuğumuz mevsimdir. Bu sene baharımız kışa döndü ama inşallah ardında bahar vardır. İlimizde yada ilimiz dışında olan hemşehrilerimizin sağlığı bizim için her şeyin üstündedir. Hemşehrilerimizin mağduriyet yaşamaması için şehrimizin bütün paydaşlarıyla hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız."
Süreci değerlendiren İl Başkanı Alim’in basın açıklaması; “Değerli hemşerilerimiz bilindiği üzere Dünya koronavirüs salgını dolayısıyla zor günler geçirmektedir. Birçok ülke bu salgında binlerce can kaybı yaşamaktadır. Şükürler olsun ki özellikle iktidarımız döneminde sağlık alanında yapılan yatırımlar sayesinde ülkemiz bu zor günleri en az hasarla atlatacak güçtedir.
Özel sorumluluk alanınımız olan Rize ölçeğinde ise salgını en az hasarla atlatmak için gereken önlemleri almak zorundayız. Bu önlemler alınırken ilimizdeki tüm paydaşlarımızla ve siyasi partilerle istişare edip bilimsel veriler ışığında hareket edildiğini belirtmek isterim.
Yaklaşan çay sezonu öncesinde Rize dışında ikamet eden hemşerilerimizin ilimize gelişlerinin kısıtlanması hakkında alınan kararın, bazı tartışmalara yol açtığını görmekteyiz. Burada alınan karar tamamen hemşerilerimizin sağlığını korumaya yöneliktir. Salgın sonrası oluşan verilere baktığımızda özellikle il dışından gelişlerin yoğun olduğu dönemlerde hasta sayısının Rize’de aşırı derecede arttığını görmekteyiz. İl dışından gelişlerin serbest olduğu dönemde koronavirüsün ilimizdeki yayılma hızı nüfusumuza göre ülke genelinde 4. sıradayken ve çok hızlı yayılma görülürken giriş çıkışlar durdurulduktan sonra ilimiz yayılma hızında 20. sıraların altına düşmüştür. Bu kararın toplumsal ve kişisel sağlığımız için çok önemli ve isabetli olduğunu düşünmekteyiz. Bütün dünyayı şiddetli bir şekilde etkisi altına almış olan böylesi bir salgın döneminde önceliğimiz her zaman sağlıktır.
Çay ilimizin olmazsa olmazıdır. Rize’nin ekonomik anlamda dinamosudur. Üretimin ve kendine yetebilmenin bu kadar önemli olduğunu ortaya koyan bir salgın sonrasında çay üretiminin durmasının söz konusu olmadığını belirtmek isterim. Elbette ki koruma kararı sonrası il dışında kalan ve Rize’ye gelemeyecek vatandaşlarımızın mağdur edilmemesi için çalışmalar devam ediyor. Gelemeyen hemşerilerimizin mağdur olmaması için yine aynı şekilde şehrimizin bütün paydaşlarıyla beraber “Neler yapabiliriz?”’in çalışmaları devam etmektedir. En yakın zamanda da alınan kararlar hemşerilerimizle paylaşılacaktır. Çay sezonunun en iyi şekilde geçmesi için çalışmalar devam etmektedir. İnşallah iyi bir çay sezonu geçireceğimizi de ifade etmek istiyorum. Özellikle şunu da belirtmek isterim ki Çaykur son yılların en düşük seviyesindeki kuru çay stoğuyla sezona girmektedir. Yine bu vesileyle şu tahminimi sizlerle paylaşmak isterim: Çaykur, önceki yıllara nazaran daha yüksek bir kotayla sezona başlayacaktır. Hemşerilerimiz biraz sabırlı olsun bizler hiçbir hemşerimizin, hiçbir çay üreticisinin mağdur olmasını istemeyiz, çalışmalar bunun için devam etmektedir. Hemşerilerimiz bu konuda müsterih olsunlar.
Bizim için sonbahar, sadece yaprakların döküldüğü mevsim değil, hemşerilerimizin gurbete döndükleri mevsimdir. İlkbahar, sadece çiçeklerin ve ağaçların tomurcuk açtığı mevsim değil, gurbetteki hemşerilerimizin İyidere köprüden ilimize giriş yaptığı, onlara kavuştuğumuz mevsimdir. Bu sene baharımız kışa döndü ama inşallah ardında bahar vardır. İlimizde yada ilimiz dışında olan hemşehrilerimizin sağlığı bizim için her şeyin üstündedir. Hemşehrilerimizin mağduriyet yaşamaması için şehrimizin bütün paydaşlarıyla hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız."



















Sayın İl Başkanı İshak Alim Bey. Açıklamanızda diyorsunuz ki ‘’Şükürler olsun ki özellikle iktidarımız döneminde sağlık alanında yapılan yatırımlar sayesinde ülkemiz bu zor günleri en az hasarla atlatacak güçtedir’’ sözleriyle siyası rant peşinde olduğunuzu hemen belli ediyorsunuz. Önce kardeşlerinin sorununa yönelik çözümleri sıralayın. Bizi, bizden fazla düşündüğünüz için teşekkür ederim. İşe yaramıyor. Üreticilerin taleplerini benden iyi bildiğinize eminim. Talepleri karşılayan yeni açıklamalar bekliyoruz. Çay üreticileri, virüsten çok çayını düşünüyor, konuşuyor. Süslü sözlerinize çay üreticileri ikna edemeyeceğinizi siz de biliyorsunuz. Zaman kaybından başka bir anlam taşımıyor. Çay Kur en az kuru çay stokuyla sezona girdiğine göre yurt içindeki tüketim kadarı üretim yapamayacağı gerçektir. İthal edersiniz olur biter. AŞ PEŞİDEYİZ.
Öncelikle alınmiş tedbirlet en az üç ay önce alınmalıydı. Maalesef bir takım çıkar guruplarının yüzünde, salgının yayılmasınaneden oldu. Bugün ümreye gönderilmeseydi, giriş çikişlarda sıkı sağlık kontrolu yapılsaydı, böyle sorunlar yaşanmazdi. Kapıtalıst ülkelerde hızla özelleştırme olduğundan, ülkemizdede sağlık hizmetleri çökmüştür. Bizlerde şehir dişinda yaşayan üretici olarak, sağlık kontrolu yapılamaya yererli olmadığından, evde karantına kalmak zorundayız. Şehir dişinda çay üreticiler bizler, çayın başında olmadan, kesinlikle olmaz. Hiç bir olumlu çalışmada yaoılmıyor. Milletimiz isyanda, karamsar. Baba toprapımıza gidemiyoruz. Bumudur sizin hizmetiniz. Çözümü olmayan hizmet hizmet değildir. Bizleri aydınlatılmanızı beklıyoruz.