Ben Öğretmenim
Yayınlanma :
16.04.2022 00:36
Güncelleme
: 16.04.2022 00:36
Ben hâkimim. İki öğrenci bir arkadaşını kollarından karga tulumba yakalamış, sürükleyerek getiriyorlar. Ortadaki mahcup ve küskün. Biraz da sinirli. Yanındakilerin öfkesi de ondan aşağı kalır değil. Arkalarından gelen kıvırcık saçlı kız ağlıyor. Onun kolunda da iki arkadaşı var. Ve yanlarında gönüllü şahitlik yapacak birkaçı daha. Mahkeme yolda kurulmuş. Mağdur, sanık ve tanıklar hazır. “Anlatın,” diyorum. Kural yok. Hepsi birden başlıyor konuşmaya. Bir el işaretiyle susturuyorum diğerlerini. İlk sanık başlıyor söze, “Önce o itti,” diyerek. Her biri bir yönden, kendi desteklediği arkadaşını haklı çıkarmak için kimseyi dinlemeden konuşuyor. Söylenenleri ne kendileri, ne de ben anlıyorum. Tokmağım da yok ki vurup susturayım. Tatlıya bağlayıp barıştırıyorum. Savcıyım, avukatım, polisim. Ben öğretmenim…
Ben işçiyim. Anadolu’nun uzağında, adeta unutulmuş bir köye çıktı tayinim. Okuluma ne umutlarla gidiyorum. Hayallerimde süslediğim yeri görünce dünyam kararıyor. “Hayır, böyle beklemiyordum.” Bahçe duvarı yıkılmış, camları kırık, yıllardır badana görmemiş. Korkuyorum. İmdadıma çocuklar, öğrencilerim yetişiyor. Yeni öğretmenlerini karşılamaya ve tanımaya gelmişler. Hepsi mahcup, hepsi utangaç. Ama gözleri ışıl ışıl. Sevgi ve özlemleri o kadar yoğun ki elle tutulur hâlde. Dört elle sarılıyoruz tamirata. Bahçe duvarının yıkılmış taşlarını, yerine koyarak başlıyoruz işe. Öğrenciler, öğrencilerim; yardımcılarım, benim ağzımdan çıkacak direktiflere o kadar hazırlar ki, emirlerimi havada kapıp el çabukluğuyla yapıveriyorlar. Bendeki usta edasını da görmelisiniz. Duvar tamiri, cam takma, tesisat işleri ve nihayet badana. Elbirliğiyle okulumu, okulumuzu çiçek gibi ediveriyoruz. Kendileri küçük, yürekleri büyük çıraklarımla. Duvar ustasıyım, boyacıyım. Ben öğretmenim…
Ben öğretmenim. Peygamber mesleği. Mesleklerin en kutsalı ve en yücesi. Bütün meslekleri toplarım benliğimde. Çünkü ben insan yetiştiririm. Bazen doktor, bazen hâkim, bazen de işçi olurum. Sözün kısası ne lazımsa o olurum. Fidanlar gelir elime, henüz yeşil, henüz taze, henüz ilgiye ihtiyacı olan. Bilgimi, birikimimi aktarım onlara. Büyürler, çiçek açarlar, dal verirler, meyveye dururlar. Kendilerine, insanlığa umut olur, ışık saçarlar. Ben öğretmenim…
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: