Kaşıkla Verip Kepçeyle Almak
Yayınlanma :
29.06.2022 10:29
Güncelleme
: 29.06.2022 10:29
Ek bütçenin, emekliye, emekçiye verilecek zamların konuşulduğu şu günlere en uygun düşen bir deyimimiz vardır: " Kaşıkla verip kepçeyle almak." İşte bizlere uygun görülen budur. Önce azar azar verip sonra donuna kadar soymak anlamını taşır bu deyim. Geçici ve kısa süreli bir rahatlama sağlayıp ardından acısını çıkarmaktır. Yapılan bir iyiliği acımasızca geri almaktır.
Şu günlerde tam da yaşadığımız budur. Aylar öncesinden emekliye, emekçiye, çalışanlara yapılacak zamlar konuşulmaya başlanır. Umutlar dağıtılır. Geniş kitleler, bir beklenti içine sokulur. İnsanlar, aylıklarına, ücretlerine yapılacak artışlarla hayallere kapılırlar. Enflasyon rakamları beklenir. " Enflasyona ezdirmeyeceğiz" söylemleri ile umutlar pompalanır. Tartışmalar, vaatler sürüp gider.
Bu arada sabah akşam zam haberleri duyarız. Akşam benzine zam yapılır, sabah şekere. Akşam mazota, gübreye zam yapılır; sabah gıdaya, ulaşıma zam gelir. Zamlarla yatar zamlarla uyanırız. Ulaşım zamlanır, büyüklerimizi ziyarete gidemeyiz. Şeker zamlanır; çayımızı şekersiz içeriz. Ağzımızın tadı kaçar. Marketlere uğrayamaz, pazara çıkamaz oluruz. Emekliye, emekçiye verilecek olan artışlar çoktan elimizden alınmış olur.
Kapitalist sistemin bir özelliğidir bu. İnsanları düşük ücretle çalıştırmak sistemin gereğidir. Ölmeyecek kadar düşük ücret vermek, işverenin, patronun işine gelir. Ücretini beğenmeyen, hakkını aramak isteyen olursa işine son verilir. Çünkü geride onun yerine girmek isteyen binlerce işsiz vardır. Demek ki bu uygulamadan mutlu olanlar da var. Ama emekleriyle geçinenler bu durumdan asla mutlu olamazlar.
Yapılacak iyileştirmelerin açıklanmasına az kaldı. Kimse umutlanmasın. Kimse hayal kurmasın. Artık ne bayramların tadı kaldı ne de tatil yapmanın keyfi. Ne de çocuklarımıza, torunlarımıza vereceğimiz harçlık mutluluğu. Tümü geçmişte kaldı. Hep birlikte,
" Bayram gelmiş neyime!" türküsünü çığırmaya başlayalım.
Çünkü verilecek zamlar, bizlerden çoktan alındı. Bırakın rahatlamayı, eski günleri arar olduk. Eskilerin güzel bir dileği vardır: " Bugünleri aramayalım" diye. Dünü, bugünü çoktan arar olduk. Kaşıkla verdiklerini kepçeyle alıyorlar. Hem de önceden peşin peşin.
Kısacası "kaşıkla verip sapıyla gözümüzü çıkarıyorlar." Rahat yaşamayı düşlerken gözden de oluyoruz.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: