Yağmurla Uyanmak ya da Deniz'lere Can Suyu Vermek
Yayınlanma :
07.05.2020 13:05
Güncelleme
: 07.05.2020 13:05
Bir an düşündüm. " Doğanın da ruhu var mı?" Kendimce buldum yanıtını. " Evet, var" dedim içimden. Dünkü hava günlük güzellikti. Deniz'lerin ( Deniz, Yusuf, Hüseyin) maviliği ile göğün maviliği el ele tutuşmuştu. Maviye boyanmıştı her yan. Umuda, barışa, özgürlüğe, güzelliklere kesmişti mavilik. Güneşin ışıkları ile Deniz'lerin aydınlığı buluşmuştu. Aydınlanmıştı düşünceler. Ben de bu üç fidanın anısına üç gül fidanı dikmiştim. Deniz, Yusuf ve Hüseyin koymuştum güllerin adını.
Dün, aynı zamanda karanlık bir gündü. Egemenler, zorbalar, zalimler kıymışlardı bu üç cana, bu üç fidana. Umutlarından, özlemlerinden, düşlerinden koparmışlardı onları. Pırıl pırıl aydınlık bir gün karanlık bir güne dönüştü. Masmavi gökyüzünü, önce beyaz ardından kara, kapkara bulutlar kapladı. Akşam güneşi batarken kararmıştı her yan.
Doğa, bu üç fidanın darağacında can vermelerine dayanamadı. Duygulandı. Gök gürledi önce. Yıldırımlar bir yandı bir söndü. Bulutların içi karardı. Duygularını içine atan bulutlar dayanamadı. Gözyaşlarını bırakıverdi toprağa. Gözyaşları damlalar halinde düştü. Sonra sicim gibi yağdı, ıslattı toprağı. Doğanın da bir ruhu olduğunu, insanlar gibi sevinip üzüldüklerini gösterdi bize.
Bulutlar, yağmur olup yağdı yeryüzüne. Gözyaşlarını akıttılar toprağa. Yağmur berekettir aynı zamanda. Dereler coşar, bitkiler canlanır, toprak doğurganlaşır. Ürün vermek için gebe kalır. İşte bu bereket getiren yağmur, can suyu oldu diktiğin güllere. Fidanlar, büyüsün, orman olsunlar diye. Deniz'lerin maviliği, aydınlığı, güllerin kokusuyla birlikte güzelleştirelim dünyayı diye.
Yağmur, Hızır gibi, İlyas gibi yetişti diktiğim fidanlara. Aydınlık kaplasın ülkemizin her yanını ve evrenin tümünü. Toprak yağmura yadoysun, bereket fışkırsın ülkemin her yanından. Bebeler beslensin, bağımsızlık ve özgürlük türküleri çığırsınlar diye. Yağmurun sesi, şiir gibi, şarkı gibi, türkü gibi çınlasın kulaklarımızda.
Hep birlikte Deniz'lerin türkülerini söyleyelim. “Bağımsızlık uğruna al kanlara boyandık."marşını ya da" Sobalarında kuru da meşe yanıyor" türküsünü. Haykıralım bir ağızdan. "Denizler ölmez! Yaktıkları bağımsızlık ve özgürlük meşalesi sonsuza dek yaşayacak" diye.
Yağmur! Sen hep böyle yağ! Bereket getir bu topraklara. Dereler, ırmaklara karışsın. Irmaklar, dökülsün denizlere. "Deniz'ler, çoğalsın, kaplasın tüm evreni. Mavileşsin dünyamız".
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: