2020 Yılının Özeti; Korku ve Özlem!
Yayınlanma :
30.12.2020 21:52
Güncelleme
: 13.01.2021 16:06
2020 yılı, bütün dünya ile birlikte ülkemiz için de çok zor bir yıl oldu. Salgın yüzünden yaşam ve çalışma koşullarımız değişti. Ekonomik olarak zor günler geçirdiğimiz gibi özlemlerimizi, arzu ve isteklerimizi de ertelemek zorunda kaldık.
Çoğumuz için yaşam olduğundan daha fazla zorlaştı. Özellikle sağlık çalışanları neredeyse kendilerini unutup “başkalarını yaşatmak adına” büyük bir mücadelenin içine girdiler. Galiba korkuyu da özlemi de en önce onlara sormak gerekiyor.
Belirsizlik ortamı devam ederken, iki duygumuzla baş etmeye çalışıyoruz. Birisi “virüse yakalanma ve ekonomik olarak çıkmazda kalma” korkusu diğeri ise özlem duygusu. Korkularımızı zaman zaman paylaşsak da, özlemlerimiz içimizde… Zaman uzadıkça da özlemlerimiz büyüyor, büyüdükçe, derin bir sessizliğe gömülüyoruz.
“Hiç bir dil özlemi taşıyacak kadar güçlü değildir. İnsan bu yüzden özleyince, sessizleşir!”
Sıkışıp kaldığımız dar alanlarda, ne yaparsak yapalım, hiçbir şeyin tadını alamaz olduk. Tıpkı virüsün tad alma duygumuza verdiği hasar gibi, korkunun da, özlemenin de ruhumuzda yarattığı tahribat çok büyük.
Salgın iki konuda hepimizi eşitledi; “korkmak ve özlemek”
Hangimiz arkadaşlarımızla oturup özgürce, bir kahve içmeyi ve de sohbet etmeyi özlemedik ki?
Hangimiz dostlarımıza ve sevdiklerimize sımsıkı sarılmaya hasret kalmadık mı?
Hangimiz yürümekten ve çalışmaktan yorulduğumuz o yolları ve saatleri aramadık ki?
Galiba bizleri en fazla yoran bu;
Kendimizi yalnız ve süresi belli olmayan bir sürgüne yollanmış gibi hissediyoruz.
Teknoloji bize özlemlerimizi gidermek adına bir çok imkân sunsa bile, “sevmek dokunmaktır” söyleminde olduğu gibi, özlediklerimize dokunamadıktan ve onları özgürce soluyamadıktan sonra akıllı teknoloji nereye kadar!
Yapacağımız tek şey; “Ölümden gayrı her şeye çare var!” diyerek, yaşadıklarımızı ve özlemlerimizi yaşamın bir parçası olarak görmek. Umudumuzu taze tutmak… Kendimize yeni amaçlar koyarak bu korku ve özlem duygularının üstesinden gelmek.
Atilla İlhan’ın dediği gibi,
“çünkü ayrılık da sevdâya dâhil, çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili…”
ÖLÜM GERÇEK, ÖZLEMEK YAŞAMIN ÖZÜ!
Şunu unutmayalım, insan yoksullukla baş edebiliyor, sevdiği ve değer verdiği her şeyden uzak kalabiliyor ama yaşamını yitiren sevdiklerimizin yokluğuna alışmak, bu acıya katlanmak çok zor.
Dünyada hiçbir özlem kaybettiklerimize duyduğumuz özlemden daha büyük olamaz.
Dolayısıyla da bu süreç içinde yüreğimize, daha büyük “özlem ateşleri” düşmesin istiyorsak, virüse karşı olabildiğince tedbirli olmamız, aşının gereğine inanmamız gerekiyor.
2021 yılı umutlarımızın büyüdüğü, özlemlerimizin ve korkularımızın son bulduğu bir yıl olsun inşallah. Sevgi ve sağlıkla kalınız.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: