İyi Olamadınız!..
Yayınlanma :
25.11.2020 20:51
Güncelleme
: 25.11.2020 20:54
Parti çatısı altında yan yana gelen insanlar, ortak amaçları doğrultusunda, emek ve bilgilerini birleştirerek yürümeyi ve partilerini iktidara taşımayı hedeflerler.
Dolayısıyla iç sorunlarını aşamayan, çift başlılık gösteren, bir bütünlük gösteremeyen siyasi partiler, toplumda bir karşılık bulamayacakları için hedeflerine hiçbir zaman ulaşamazlar… Çünkü siyasi partilerin iç işleyişi, iktidar olmaları durumunda neler yapabileceklerinin göstergesi oluyor.
“Eğer bir kurumda demokrasi, iletişim ve liyakat sorunu varsa, sorumlusu yönetim ve genel başkandır.” kuralı hiç değişmez.
KİM SORUMLU?
“Türkiye’de seçmenlerin çoğu lidere bakarak oy kullanır.” gerçeğini kabul edersek, partilerin yapılanmasından ve gidişatından birinci derecede parti genel başkanı (lider) sorumludur.
Siyasal bir ürün olan liderlik kurumu, ülkemiz siyasetinde parti programı ve uygulamalarından da önce geldiğine göre, kurumda bir çift başlılıktan ve guruplaşmalardan söz ediliyorsa, en önce liderin sorgulanması gerekir.
Çünkü (parti genel başkanı) lider, aynı zamanda iyi bir yönetici ve iyi bir rehber olmak zorundadır. Partisini her zaman aynı heyecan ve inançla yürütmek, sağlıklı bir iletişim kurarak olumsuzlukları gidermek liderin ve yönetiminin becerisidir.
Partilerde iletişim aşağıdan yukarıya doğru gelişir.
İç iletişimini kuramamış, aidiyet duygusunu pekiştirememiş, partisinde demokratik irade oluşturamamış, önemli kararları üslenemediği için ikincil kalmış, parti içi guruplaşmalara karşı duramamış bir parti başkanının otoritesi tartışılır.
Nihayetinde, sık sık yolunu değiştiren, adil olamayan ve parti içi krizleri doğru yönetemeyen lider, sadece partisinin değil, kendinin de ömrünü kısaltacaktır.
Sonuç olarak; Unutmayın, yaratılan algılar bir yere kadar, halk her zaman iyi bir gözlemci olmuştur.
Bir siyasi partiyi adaletsizlik, demokrasi anlayışından uzaklaşmak, kişisel hedeflerin ön planda tutulması, liyakatsizlik ve ilkesizlik bitirir. Demokratikleşmesinin örneği olmak yerine kutsanmak gibi bir hevesin sahibi olanlar, hangi koltuğun sahibi olurlarsa olsunlar, iyi siyasetçi olamazlar…
Sadece iktidarda olmak ya da cumhurbaşkanı makamına çıkmak gibi bir amaç taşıyarak siyaset yapanlar; amaçlarına ulaşamayınca ya da nedenleri ortadan kalkınca kaybolup giderler.
Bana göre;
Siyasi partiler iç sorunlarıyla gündeme gelip günlerce konuşuluyorsa, çözümlerin adresi olamazlar.
Nitelikli siyasetçiler, kimlikli ve nitelikli siyaset yapar.
Koltuğa oturunca verdiği sözleri unutanların, nerede duracağı konusunda bir karar veremeyenlerin, yol arkadaşlarının emeğini yok sayanların, insanlara yaşattıkları hayal kırıklılıkları ile iletişimsiz ve ilkesiz yol almaya çalışanların yüreğinde de adında da iyilik barınmaz.
Kendilerine belki ama ülkelerine iyi olamazlar!
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: