Sokaktaki Dostlarımız
Yayınlanma :
19.12.2019 21:26
Güncelleme
: 19.12.2019 21:31
Gezdiğim birçok yerde ilçemizdeki kadar yoğun şekilde başıboş dolaşan sokak hayvanı görmedim. Sürekli kaldığım yerler olmadığı için mi dikkatimi çekmedi bilemiyorum.
İlçemizde sokak hayvanları sorunu artık bir güvenlik ve sağlık sorun haline geldi. Bu gün ciddi bir olayla karşılaşmıyor olmamız sözünü ettiğim tehlike ile hiç karşılaşmayacağımız anlamına gelmiyor. Özellikle gece geç saatlerde sokağa çıkmak zorunda kalındığında bu hayvanların saldırısı ile yüz yüze gelebiliriz. Sabahları okula yaya gitmek isteyen çocuklar için de tehlike arz etmektedir.
Hiç kuşkusuz bu tehlikenin sorumluları sokak hayvanları değil, önlem almayan, çözüm üretmeyen yönetimlerdir.
Sorun ilk ortaya çıktığında yerel yönetimler olayı kestirmeden çözüyorlardı. Ya zehirleyerek ya da direkt ateşli silah ile öldürerek ortadan kaldırıyorlardı.
Ancak hayvan severlerin müdahaleleri işi zora soktu. Bu sefer de yakın kentlerin sınırlarına getirip bırakarak işi çözme yoluna gidildiği için sokak hayvanları oradan oraya sürekli yer değiştirir oldular ama bırakılan yerlerin yöneticileri de aynı metodu uyguladıkları için kısa zaman sonra yine aynı sokaklarda görülmeye devam etmiş oldular.
Sorun ciddi acilen çözülmesi gerekir. Bu sadece yerel yönetimlerin çözebileceği bir şey değil. Öncelikle bir yasası olmalı bütün belediyeler o yasayı uygulamakla sorumlu olmalı.
Evlerde beslenen hayvanlar dahil tüm kedi ve köpeklere kimlik verilmeli sahipli hayvanların sokağa salınmasından o hayvanların sahipleri sorumlu olmalı. Ayrıca o köpek sahibi hayvanlarını sahipsiz olarak sokağa terk etmesine cezai müeyyide uygulanacak düzenlemeler yapılmalıdır. Bu sayede o hayvan sahiplerinin biraz daha dikkatli olmalarını sağlanacaktır.
Hayvanları gelişi güzel sokağa bırakılması durumunda yerel yönetimler o hayvanlara el koyacak önlemleri alabilecek donanıma da sahip olmalıdır. Bunun için de yerel yönetimlere yükleyeceği maliyete merkezi hükümet tarafından katkı sunması gerekir. Çünkü konu sadece yerel yönetimlerin sorunu değil ülke sorunudur.
Bunun için her merkezde mutlaka barınaklar oluşturulmalı. Ancak barınaklarda hayvanları uzun süre tutulmasının doğru olmadığını düşünüyorum o nedenle kısırlaştırılarak tekrar sokağa bırakılmalıdır. Kısırlaştırılan köpeklerin çevreye zarar vermediği yaşanan örneklerle sabittir. O hayvanlar insanların arasında mutlu oluyorlar onları insanlarda tecrit etmenin doğru olmadığını düşünüyorum. İşimiz çevreye verebilecek zararların önüne geçmek olmalı yoksa köpekleri cezalandırmak değil.
Aslında bu sorunun en gerçekçi çözümü sahipsiz hayvanların sahiplenilmesini sağlamak olmalıydı ama bizim yerleşim düzenimiz buna izin vermemektedir. Zira apartman yaşamını temel yerleşme politikası olarak belirlediğimiz için çevremizde onlara uygun bir yaşam ortamını sağlayamıyoruz.
İşin asıl püf noktası burada düğümlenmektedir.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: