Işıktan Rahatsız Olanlar
Yayınlanma :
01.06.2021 08:42
Güncelleme
: 01.06.2021 08:42
Düşman sarmıştı her yanı. İstanbul'da İngiliz'ler, İzmir'de Yunanlı'lar, Antep'te Fransızlar, Maraş'ta İtalyan'lar, tutsak almıştı halkımızı. Düşman çizmeleri ayak basmıştı Anadolu bağrına. Kutsal değerlerimiz ayaklar altına alınmıştı. Kentler, birer birer düşmüştü. Yürekler yanarken Bursa’nın işgali tüm ulusu yasa boğmuştu.
Her karış toprak önemliydi elbet. Her karış toprak kutsaldı. Bir karış toprağın işgali bile ölmekti. Bursa'nın yeri bir başkaydı. İlk başkentimizdi. Devletin kurucusu Osman Bey’in, Bursa’yı fetheden Orhan Gazi’nin, türbeleri buradaydı. Bursa işgal edildiğinde Venizelos'un oğlu bu türbeleri ayaklarıyla çiğneyerek dünyaya poz veriyordu. Bundan daha aşağılayıcı, küçültücü bir durum olabilir miydi?
Ey Osmanlı hayranları! Ey tarih bilmezler! Okuyun biraz. Hiç değilse kendizden saydığınız kişileri okuyun da aydınlanın biraz.
Sizin hayran olduğunuz Necip Fazıl Kısakürek, o günleri bakın nasıl anlatıyordu Sakarya şiirinde.
"Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya "
Her türlü haktan yoksun, hiç kimsenin arasına almadığı, kısaca ayaktakımı. İşte Türk Ulusuna uygun görülen, dayatılmak istenen yaşam biçimi.
Mehmet Akif Ersoy, Bülbül şiirinde üzüntüsünü şöyle dile getirmişti:
"Teselliden nasibim yok hazan ağlar baharımda,
Bugün hanümansız bir serseriyim öz diyarımda"
İnsanın kendi ülkesinde, yurdunda evsiz barksız kalması ne demektir bilir misiniz?
Bilmezsiniz de anlayamazsınız da. Sizlerin anlayamadığınızı, anlamak istemediğinizi yüzyılın dehası Mustafa Kemal anladı. Yurdumuzu, insanımızın onurunu kurtarmak için düştü yollara. Ne Karadeniz’in dalgaları engelleyebildi O"nu, ne işgalci devletlerin orduları, ne de sizlerin bunlarla işbirliği yapan dedeleriniz. Trablus'ta, Çanakkalede, Sakarya'da, Dumlupınar'da yedi düvel durduramadı O'nu.
O yiğit, o kahraman, o yurtsever, Mustafa Kemal, Osman Gazi'nin, Orhan Gazi'nin, sizin, bizim namusumuzu korumak için savaşırken birileri neler yaptı? Milletvekili olmasını istemediniz. Başaramayınca meclisten uzaklaştırmak istediniz. Yetmedi idam fermanı çıkarttınız. Düşmanla işbirliği yaptınız.
Tıpkı bugünkü gibi " Din elden gidiyor" diyerek uçaklardan bildiriler attınız. Kentlerin kapılarını açtınız, anahtarları düşman komutanlarına teslim ettiniz. İngiliz himayesinden, Amerikan mandasından medet umdunuz.
Ey Atatürk düşmanları! Sizler, düşmanla işbirliği yapan Çopur Musa'nın, Delibaş Mehmet'in, iç isyanları çıkartan Anzavur'un, Kubilay'ın başını kesen Derviş Mehmet’lerini torunlarısınız.
İşgal kuvvetlerinin orduları, şarapnel parçaları durduramadı O'nu. Bağımsızlık oldu, özgürlük oldu mazlum ülkelerin sesi oldu. Bilim oldu, fen oldu, aydınlık oldu, aydınlattı tüm evreni. O'nun ışığı kör etti gözlerinizi. Yarasalar gibi aydınlıktan, ışıktan korkuyorsunuz ama Ata'nın ışığı yolumuzu sonsuza dek aydınlatacaktır.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: