Rize’nin gür sesi, halkın vicdanı Muhittin Bayrak, yaklaşan bayram öncesi sokaktaki vatandaşın, emeklinin ve asgari ücretlinin yüreğine su serpen değil, o yürekteki yangını haykıran zehir zemberek bir açıklama yaptı. Bayrak, "Bayram geldi neyimize, kan ağlıyor gözlerimiz" diyerek söze başladı.İşte Muhittin Bayrak’ın o sarsıcı analizi:Tokun Sofrası, Açın Yarası!"Değerli hemşehrilerim, soruyorum size: Bu bayram kime bayram? Parayı nereye koyacağını şaşıran, sofrasında kuş sütü eksik olmayan tuzu kurulara mı? Yoksa bayrama beş parasız giren, torunundan harçlık veremediği için kaçan emekliye mi?Görüyoruz ki mülk sahibi hüküm sürüyor, rızk sahibi şükürle avunuyor. Ama unutmayın; 'Tok, açın halinden anlamaz.' Birileri lüks içinde yüzerken, benim emeklim evine 1 kilo et, misafirine bir dilim baklava alamaz hale gelmişse, orada bayramdan değil, ancak sosyal bir çöküşten bahsedilir."Sadaka Değil, Reklam Siyaseti!Rize’deki bazı siyasi aktörlerin 'yardım' adı altında yürüttüğü faaliyetleri sert bir dille eleştiren Bayrak, sözlerini şöyle sürdürdü:"Bazı siyasiler görüyorum; utanmadan fakir evlere iftara gidiyorlar. Ama nasıl? Arkalarında bir ordu kameraman... İnsanı rencide ederek, yoksulluğu teşhir ederek siyasi reklam yapıyorlar. Bir de 'Elimiz boş gitmiyoruz' diyorlar. Bu ne pişkinlik! Bizim inancımızda 'Sağ elin verdiğini sol el görmez.' Yardımın gizlisi makbuldür. Sizinkisi yardım değil, yoksulluğu basamak yapıp yükselme çabasıdır. Bu halkın onuruyla oynamayın!"Pilavla Karın, Şovla Gönül Doymaz!Bayramlaşma törenlerinde meydanlarda dağıtılan ikramlara da değinen Bayrak, çarpıcı bir tespitte bulundu:"Şimdi yine çıkacaklar meydana, 'Gelin, kavurma-pilav bizden' diyecekler. İnsanlar evine et sokamazken, siz meydanda şov yaparak hangi yarayı saracaksınız? 'Taşıma suyla değirmen dönmez.' Dağıttığınız o bir tabak yemekle ne emeklinin derdi biter ne de asgari ücretlinin boynu dikleşir. Halkın sofrasından çaldıklarınızı, meydanda plastik tabakta iade ederek kimseyi kandıramazsınız."Son Söz: Adalet Yoksa Bayram Da Yok!Siyasetçi ve felsefeci kimliğiyle sözlerini noktalayan Bayrak, şu uyarıyı yaptı:"Eskiler der ki; 'Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül ahbap ister kahve bahane.' Ama bugün gönüller kırık, sofralar boş. Emekli kaçacak yer arıyor, siyasetçi ise boy gösterecek yer... Gerçek bayram; vekilin emekliyle, zenginin fakirle aynı standartta nefes alabildiği gün gelecektir."























