Rize Sol Parti Çay Hasadındaki son gelişmeler üzerine bir açıklaması yayınladı.
Rize Sol Partinin Çay hasadı nedeni ile basına yapmış olduğu açıklama şöyle: "Korona virüs salgınının etkisi altında çay hasat dönemi yaklaşırken çay üretim havzasında bulunan 4 ilin valisi Rize’de bir araya gelerek hasat dönemine yönelik bazı “tedbirler” aldıklarını duyurdular. Bu sözüm ona tedbirler bölgemizde kaosa ve kargaşaya neden olmaktan başka hiçbir anlam taşımamaktadır.
Bölgemizde istihdam yetersizliği dolayısıyla kış aylarını büyükşehirlerde çalışarak, yaz aylarını ise bölgeye gelip çaylarını toplayarak geçiren on binlerce müstahsilimiz bulunmaktadır. Korona virüs tedbirleri dolayısıyla müstahsillerimizin bulundukları şehirlerden çıkıp hasat bölgelerine gelmelerinin yasaklanması müstahsillerimizi ve ailelerini çok ciddi sıkıntılara sokmuştur. Salgın öncesinde yurtdışında bulunan on binlerce insan ülkemize geri getirilebilirken müstahsillerimizin bölgeye gelmesinin mümkün olmadığı düşüncesi kabul edilemez.
Şehir dışında ikamet eden müstahsillerimizin en kısa zamanda denetimli olarak bölgeye getirilmesinin organize edilmesi, bireysel gelişlerin kısıtlanması, şehir dışından bölgeye gelen müstahsillerimiz ve ailelerimizin 14 gün evlerinde karantinaya alınması gerekmektedir. Köy/mahalle muhtarları aracılığıyla karantina süreci kontrol edilmeli ve karantina tedbirleri konusunda taviz verilmemelidir.
Çay toplamak, hayatlarında çay bahçesine girmemiş Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin valilerinin sandığı kadar kolay değildir. Bu valilerin dediği gibi Vefa Sosyal Destek Grupları eliyle çay hasadının yapılması da mümkün değildir. Valiler tek başlarına çayın ve üreticisinin sorunlarına çözüm üretemez. Çayın sorunları bahçedeki üreticiden, fabrikadaki işçiye kadar herkesin temsil edilebileceği bir kurul aracılığıyla çözülebilir!
Ayrıca çay üretiminin tek sorunu şehir dışından gelecek olan müstahsiller değildir.
- ACİL olarak çayın sorunlarının konuşulacağı ve gerçek çözümlerin bulunacağı bir kurul oluşturulmalıdır. Bu kurul yalnızca bürokratların değil, işçilerin, çiftçilerin, fabrika idari personellerinin bulunacağı bir kurul olmalıdır.
- Gerekli önlemler alınarak üreticilerin bölgeye gelmesinin önü açılmalıdır.
- Mevsimlik işçilerin bölgeye gelmeleri sağlanmalı, sağlanamıyorsa yerel işgücümüz organize edilerek kimsenin çayının dalında kalmasına izin verilmemelidir.
- Yatılı işçilere sağlıklı barınma ve beslenme imkânı sağlanmalı ve işçilerin durumu denetlenmelidir.
- Üreticilerimize ve işçilerimize periyodik olarak ücretsiz sağlık kontrolleri yapılmalıdır.
- Çay bahçesinde çalışacak çiftçilerimize ve işçilerine maske vb. gerekli koruyucu ekipman devlet tarafından temin edilmelidir.
- Çayda yaşanması muhtemel rekolte düşüklüğü durumunda üreticinin zararı devlet tarafından karşılanmalıdır.
- Çay alım yerlerinde yaşanabilecek yoğunlukların önüne geçebilmek amacıyla her eksper bir alım yerinde görev yapmalı ve alımlar tam gün olmalı, randevulu sistem sürgün başından sonuna kadar uygulanmalıdır.
- Teması azaltmak amacıyla alım yerleri içerisine üreticilerin girmesi engellenmeli, alım yeri girişinde çay tartıldıktan sonra işçiler tarafından alınarak serilmeli, bu amaçla her alım yerinde en az 2 işçi istihdam edilmelidir.
- Bölgemizde neredeyse hiçbir alım yerinde tuvalet ve lavabo bulunmamaktadır, bu durum alım yerinde çalışanlarımızın sağlığını riske atmaktadır, bu nedenle gerekli tedbirler hasat başlamadan önce alınmalıdır.
- Alım yerlerinde çalışacak eksper ve işçiler için servis aracı ve beslenme imkânı tanınmalıdır.
- Kota ve kontenjan uygulamasına son verilmelidir.
- Yaş çay taban fiyatı destekleme dahil en az 4,50 TL olmalıdır.
- Özel sektörün çay alım yerleri ve seyyar çay alım yerleri gerekli hijyen koşulları açısından sıklıkla denetlenmelidir.
- Özel sektörün ÇAYKUR’un belirleyeceği taban fiyatın altında çay almasına izin verilmemeli ve ödemelerini en geç ÇAYKUR’un ödeme yaptığı zamanda yapması sağlanmalıdır.
- ÇAYKUR, üretilen bütün çaya alım garantisi vermelidir.
- Fabrikalarda oluşabilecek her türlü yoğunluğa karşı hazırlıklı olunmalı; yemekhane, tuvalet vb. ortak kullanım alanları sıklıkla dezenfekte edilmeli ve fiziksel mesafenin korunması sağlanmalıdır.
- Fabrikalarda salgın yaşanmasına izin vermemek amacıyla gerekli tüm tedbirler alınmalıdır.
Sorunlar ve çözümler tabii ki bunlarla sınırlı değildir. Çay üreticisi ve işçisinin temsil edildiği bir meclis bizim belirttiklerimizden çok daha ciddi sorunları tespit ederek çözecek iradeye sahip olacaktır.
SOL Parti Rize İl Örgütü olarak çay konusunda yaşanacak tüm gelişmelerin takipçisi olacak, işçilerin ve müstahsillerin sözünü yükselteceğiz!"
Rize Sol Partinin Çay hasadı nedeni ile basına yapmış olduğu açıklama şöyle: "Korona virüs salgınının etkisi altında çay hasat dönemi yaklaşırken çay üretim havzasında bulunan 4 ilin valisi Rize’de bir araya gelerek hasat dönemine yönelik bazı “tedbirler” aldıklarını duyurdular. Bu sözüm ona tedbirler bölgemizde kaosa ve kargaşaya neden olmaktan başka hiçbir anlam taşımamaktadır.
Bölgemizde istihdam yetersizliği dolayısıyla kış aylarını büyükşehirlerde çalışarak, yaz aylarını ise bölgeye gelip çaylarını toplayarak geçiren on binlerce müstahsilimiz bulunmaktadır. Korona virüs tedbirleri dolayısıyla müstahsillerimizin bulundukları şehirlerden çıkıp hasat bölgelerine gelmelerinin yasaklanması müstahsillerimizi ve ailelerini çok ciddi sıkıntılara sokmuştur. Salgın öncesinde yurtdışında bulunan on binlerce insan ülkemize geri getirilebilirken müstahsillerimizin bölgeye gelmesinin mümkün olmadığı düşüncesi kabul edilemez.
Şehir dışında ikamet eden müstahsillerimizin en kısa zamanda denetimli olarak bölgeye getirilmesinin organize edilmesi, bireysel gelişlerin kısıtlanması, şehir dışından bölgeye gelen müstahsillerimiz ve ailelerimizin 14 gün evlerinde karantinaya alınması gerekmektedir. Köy/mahalle muhtarları aracılığıyla karantina süreci kontrol edilmeli ve karantina tedbirleri konusunda taviz verilmemelidir.
Çay toplamak, hayatlarında çay bahçesine girmemiş Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin valilerinin sandığı kadar kolay değildir. Bu valilerin dediği gibi Vefa Sosyal Destek Grupları eliyle çay hasadının yapılması da mümkün değildir. Valiler tek başlarına çayın ve üreticisinin sorunlarına çözüm üretemez. Çayın sorunları bahçedeki üreticiden, fabrikadaki işçiye kadar herkesin temsil edilebileceği bir kurul aracılığıyla çözülebilir!
Ayrıca çay üretiminin tek sorunu şehir dışından gelecek olan müstahsiller değildir.
- ACİL olarak çayın sorunlarının konuşulacağı ve gerçek çözümlerin bulunacağı bir kurul oluşturulmalıdır. Bu kurul yalnızca bürokratların değil, işçilerin, çiftçilerin, fabrika idari personellerinin bulunacağı bir kurul olmalıdır.
- Gerekli önlemler alınarak üreticilerin bölgeye gelmesinin önü açılmalıdır.
- Mevsimlik işçilerin bölgeye gelmeleri sağlanmalı, sağlanamıyorsa yerel işgücümüz organize edilerek kimsenin çayının dalında kalmasına izin verilmemelidir.
- Yatılı işçilere sağlıklı barınma ve beslenme imkânı sağlanmalı ve işçilerin durumu denetlenmelidir.
- Üreticilerimize ve işçilerimize periyodik olarak ücretsiz sağlık kontrolleri yapılmalıdır.
- Çay bahçesinde çalışacak çiftçilerimize ve işçilerine maske vb. gerekli koruyucu ekipman devlet tarafından temin edilmelidir.
- Çayda yaşanması muhtemel rekolte düşüklüğü durumunda üreticinin zararı devlet tarafından karşılanmalıdır.
- Çay alım yerlerinde yaşanabilecek yoğunlukların önüne geçebilmek amacıyla her eksper bir alım yerinde görev yapmalı ve alımlar tam gün olmalı, randevulu sistem sürgün başından sonuna kadar uygulanmalıdır.
- Teması azaltmak amacıyla alım yerleri içerisine üreticilerin girmesi engellenmeli, alım yeri girişinde çay tartıldıktan sonra işçiler tarafından alınarak serilmeli, bu amaçla her alım yerinde en az 2 işçi istihdam edilmelidir.
- Bölgemizde neredeyse hiçbir alım yerinde tuvalet ve lavabo bulunmamaktadır, bu durum alım yerinde çalışanlarımızın sağlığını riske atmaktadır, bu nedenle gerekli tedbirler hasat başlamadan önce alınmalıdır.
- Alım yerlerinde çalışacak eksper ve işçiler için servis aracı ve beslenme imkânı tanınmalıdır.
- Kota ve kontenjan uygulamasına son verilmelidir.
- Yaş çay taban fiyatı destekleme dahil en az 4,50 TL olmalıdır.
- Özel sektörün çay alım yerleri ve seyyar çay alım yerleri gerekli hijyen koşulları açısından sıklıkla denetlenmelidir.
- Özel sektörün ÇAYKUR’un belirleyeceği taban fiyatın altında çay almasına izin verilmemeli ve ödemelerini en geç ÇAYKUR’un ödeme yaptığı zamanda yapması sağlanmalıdır.
- ÇAYKUR, üretilen bütün çaya alım garantisi vermelidir.
- Fabrikalarda oluşabilecek her türlü yoğunluğa karşı hazırlıklı olunmalı; yemekhane, tuvalet vb. ortak kullanım alanları sıklıkla dezenfekte edilmeli ve fiziksel mesafenin korunması sağlanmalıdır.
- Fabrikalarda salgın yaşanmasına izin vermemek amacıyla gerekli tüm tedbirler alınmalıdır.
Sorunlar ve çözümler tabii ki bunlarla sınırlı değildir. Çay üreticisi ve işçisinin temsil edildiği bir meclis bizim belirttiklerimizden çok daha ciddi sorunları tespit ederek çözecek iradeye sahip olacaktır.
SOL Parti Rize İl Örgütü olarak çay konusunda yaşanacak tüm gelişmelerin takipçisi olacak, işçilerin ve müstahsillerin sözünü yükselteceğiz!"





















Önce evde kalın sonra gelmeyin.Biz horon oynamaya değil üretmek için geleceğiz.Ekonomik kaygılarınız nedeniyle benim oğlum dahil yüz binlerce çalışan ile üretimi durduramazken, çay üreticilerine şimdi de siz üretmeyin evde kalın,oturun diyeceksiniz.Tamam evde oturacaksam benim gibi binlerce üreticinin ekonomik kaygılarını giderebiliyor musunuz?Toplanmayan çayın ikinci hasat için hazırlanması hangi iş gücüyle yapılacak.Alınan karalar çözüm değil büyük sorunlar yaratacaktır.Yol yakınken alınan karardan vazgeçip,üreticilerin izin belgelerini düzenlemeniz üreticiler ve ülkemiz için en anlamlı karar olacaktır.
Bey efendi muhalefet yaparken iyi düşün, yurt dişindan gelenler getirdiyse buraya gelen getirise ozaman sen ne yapacaksin
Son dönemde yaşanan çay krizinin geldiği boyut ve Ülkeyi yönettiğini sananların sorun çözmek yerine yasaklamalarla işi kotarma kolaycılığına verilen en güzel yanıt. SOL partini önerisi uygulanmalıdır. Ayrıca diğer partilerinde bölgede çözüme ilişkin düşüncelerini açıklayarak tüm aynı düşünen siyasi partiler ortaklaşarak kamuoyu yaratıp iktidarı makul çözüm için zorlamalıdır. Çay üreticisi de artık bazı şeylerin farkına varmalı. Sermayenin çıkarlarını koşulsuz savunan siyasi yapılar yerine Halkın çıkarını savunan siyasetlere yönelmeli...