Ömrü Mücadele Sanatlarında Geçen Bir Usta:...

Ömrü Mücadele Sanatlarında Geçen Bir Usta: "OSMAN KAYA"

Mücadele sanatları adı verilen spor dalları gerek dünyada gerekse bizde DÖVÜŞ SANATLARI- SPORLARI olarak ta adlandırılır. Mücadele sanatları olarak adlandırılması ise içinde sadece dövüş – savaş olguları değil ondan çok daha fazla ahlak ve kişisel gelişim olgularını içermesi. Günümüz dünyasında maalesef bu sanat- sporlar yeterli değeri görmüyor.

Ömrü Mücadele Sanatlarında Geçen Bir Usta: "OSMAN KAYA"

Mücadele sanatları adı verilen spor dalları gerek dünyada gerekse bizde DÖVÜŞ SANATLARI- SPORLARI olarak ta adlandırılır. Mücadele sanatları olarak adlandırılması ise içinde sadece dövüş – savaş olguları değil ondan çok daha fazla ahlak ve kişisel gelişim olgularını içermesi. Günümüz dünyasında maalesef bu sanat- sporlar yeterli değeri görmüyor.

Ömrü Mücadele Sanatlarında Geçen Bir Usta:
Editor: admin
20 Temmuz 2020 - 21:53

Mücadele sanatları adı verilen spor dalları gerek dünyada gerekse bizde DÖVÜŞ SANATLARI- SPORLARI olarak ta adlandırılır. Mücadele sanatları olarak adlandırılması ise içinde sadece dövüş – savaş olguları değil ondan çok daha fazla ahlak ve kişisel gelişim olgularını içermesi. Günümüz dünyasında maalesef bu sanat- sporlar yeterli değeri görmüyor. Belki yanlış söyledik , değer görüyor da yanlış kişiler üzerinden değer görüyor..O yanlış kişiler kiel attıkları her yeri kurutuyorlar. Fitne ve kötülük ocağı haline çeviriyorlar. Kazandıkları paraların haddi hesabı yok.. Kırdıkları kalplerin haddi hesabı yok. Bazıları makamlara yapışıyor uzaklaşmak bilmiyor o makamlardan.  Bazıları sportif federasyonları bir tür aile teşkilatı haline çeviriyor. Bazıları bu sporlarla maganda oluyor, yapmadığı pislik kalmıyor. Ama bazıları varki, bu alanların gerçekten kıymetini biliyor, altının kıymetini bilen sarraf misali.
İşte bunlardan biri de yöremizin yetiştirdiği değerli sporcu ve spor adamı Osman Kaya..

 
Osman Kaya çeşitli branşlarda çok sayıda öğrenci yetiştirmiş .Mücadele sanatlarında çok sayıda öğrenciye bu sporların- sanatların doyumsuz hazzını tattırmış bir usta.. Ancak inanılmaz derecede bir ahlak vurgusu yapan bir usta .. Öyle ki ‘’ bir işin içinde etik yoksa onu yırtıp çöpe atın ‘’ diyecek kadar.

 
Sevgi vurgusunu çok üst düzeyde  tutuyor Usta.. ‘’Her şey sevmeyle başlar ‘’ diyor ve devam ediyor’’ evrendeki en temel olgu sevgidir. Güneş sevgiyle doğar, çiçek sevgiyle açar, kuş sevgiyle öter, koyun kuzu sevgiyle meler, bir ana evladının beşiğini sevgiyle sallar.’’’’ Sevgiyi öğretmiyorsa bir öğretmen hangi alanda olursa olsun, mücadele sanatlarında da  sevgiyi ilk önce öğretmiyorsa  aslında o , hiçbir şeyi öğretmiyor demektir.’’
Toplamda 36 yıldır bu sanatlarla uğraştığını anlatan Mücadele sanatları Ustası Osman Kaya bu alandaki öyküsünü şöyle özetledi:

 
 ‘’ DÖVÜŞ SANATLARI MACERAM
Bende inanılmaz bir sevda halinde duran, Dövüş sanatları sevdası bende ne zaman ve nasıl başlamış? Çocukluğumda çok kuvvetli olduğumu hatırlarım. İlkokul 1. sınıftan itibaren güreşirdim. Güreşim çok kuvvetli geçerdi. Kıran kırana. Kendi yaşımda olan kimse bana rakibim olamazdı. Benim rakiplerim hep benden büyük olanlardı. İlkokul 2. sınıftayken, 4.,5. hatta 6. sınıftakilerle güreştiğimi hatırlarım. Okuduğumuz okulun yan tarafında mezarlık vardı. Mezarlığın önünde 3, 4 dönümlük boş arazi vardı. Burada çoğu kez futbol oynanırdı. Ben futbol oynamayı sevmezdim. Yeteneğim de yoktu zaten.. Bazen de beni kaleci yaparlardı ama burada da beklemekten sıkıldığım için daha sonraki zamanlarda kaleciliği de kabul etmez oldum. Ve yaşıtlarım futbol oynarken bende iri yarı çocuklarla güreş tutardım. Yaşıtlarımın hepsini yenerdim Ama benden büyüklerinden yendiğimde olurdu, yenildiğimde, berabere kaldığımda. Eğer o zaman elimden tutan olsa çok iyi, çok başarılı bir güreşçi olacağıma kesinlikle eminim. Ama şansım yoktu ki bu başarıyı elde edeyim. Spor kültürü çok zayıf, sporu beyhude meşgale olarak gören, Bir anlayışın toplumsal yapıya egemen olduğu bir coğrafyada yaşıyordum. Bu anlayış, spora, boşa uğraş gözüyle bakıyordu. Bu anlayış sporu dine rakip görüyordu ve bu yüzden sporcu hep küçümseniyordu. Ancak çok para kazananlar, lüks araba aldıklarında ya da büyük betonarme evler yaptıklarında saygı görüyordu.
İşte böyle bir ortamda benim güreş yeteneğim kimsenin umurunda olmadı ve kaybolup gitti bu yetenek.


1982 ya da 83 yıllarında komşu ilçede bulunan bir ilkokulun yan tarafında bulunan bir kulübede İstanbul’dan gelen, shotokan karate çalışmış kahverenkli kuşaklı 25 yaşlarında bir vatandaş çevrede bulunan çocukları toplayarak küçük bir gösteri yaptı. Gözüm kaldı, mest olmuştuk. Bu vatandaş, bu küçük kulübeyi kendince dojoya çevirmiş ve 5-6 çocuğu karateye yönlendirmişti. Bende çok istemiştim orda çalışmayı ama nerdeee.. Komşu ilçe uzaktı, antrenmanlarımızı da akşam yapabileceğim için ailem gece tek başıma gelmeme izin vermedi.

Hani nasıl derler '' demokraside çareler tükenmez ''ya, bizde çare aramaya başlarken, imdadımıza Muzaffer Ilıcak ın çıkardığı KARAKUŞAK DERGİSİ yetişti.1983 ün sonlarıydı. Ve ben bu dergiyle düzenli olarak çalışmaya başladım. Orada verilen karate hareketlerini her sabah düzenli olarak çalışır kendimi geliştirirdim. Gedan baeai, age uke, mae geri, mawashi geri ve daha pek çok tekniği bu şekilde çalıştım.


Sonra 1986 da Komşu ilçede UDOSO SPOR MERKEZİ adı altında bir spor salonu açıldı. Bu spor salonunda Şafak Tatoğlu ve Rahmetli Osman Tatoğlu nezaretinde Taekwondo , Mehmet Karaaslan nezaretinde karate çalışmaları başladı. Buraya kaydolduk. Ama yine akşam, yine ulaşım sorun oldu ve yine kısa sürede bırakmak zorunda kaldım.Ama yine boş durmadım. Bu komşu ilçede akrabalarımın evinde kaldığım akşamlar ders egirer ve fotoğraf makinesiyle hareketlerin fotoğraflarını çektikten sonra onları tab ettirir sonra evdeyken bu hareketlere bakarak çalışırdım. Yine karakuşak dergisinden istifade etmeye de devam ettim.

 
Lise yıllarımın başlangıcında beden eğitim derslerinde ben hep dövüş sanatları çalışırdım. Mustafa adlı bir karateci vardı. Atletik bir yapısı vardı, karate de de mavı kuşaktı. Onunla voleybol sahasında müsabaka yaptım. Herkes ondan çekinirdi ama ben onunla kıran kırana maç taptım. Ben lise birdeydim, o lise üçteydi, bu halde iken bile ben kendimi asla ezdirmedim.


1987 de İlçemizde salon açıldı ve orada hemen kaydımı yapıp çalışmaya başladık. Hocamız Mehmet KARAASLAN dı. Ve çok iştahlı, çok azimli çalışmayla kuşakları birer birer atladık. Kahverengi kuşak sahibi olduk. Olanaklar elverdikçe de müsabakalara girdik. Bunun yanında wtf sistem Taekwondo çalıştık, aynı yıllarda. karakuşak başta olmak üzere İRFAN KÜRKÜT ün çıkardığı SÜPER SİYAH KUŞAK dergisini de elde edebildiğimiz kadar okuyorduk.


Çay ocakları aynı zamanda video salonlarıydı o zamanlar. Ve orada pek çok dövüş filmleri izledik. Jaky Chan, Bruce lee,Jean klaud Van Damme bu dönemde en çok izlediğimiz aktörlerdi.

Bu dönemde rahmetli olmuş bir arkadaşımla Mehmet Karaaslanın ilçedeki asistanlığını da yapıyorduk. Sonrasında bana İstanbul yolu gözüktü. Üniversitede okumak için gittik İstanbula.. İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünde okurken aynı zamanda spor çalışmalarına yeni bir ufuk ve yeni bir açılım getirdik.


Ahmet Doğaner ile başladığımız karate çalışmasını o rahmetli olunca oğlu Orhan Doğaner ile Jet Kune Do ile sürdürdük. Cevat Tuncel ile Oyama karate, Muzaffer Ocak ile tekrar shotokan karate, Ahmet ve Fikri Karatay kardeşlerle Taekwondo çalıştım. Sonra Bağcılar Yüzyıl mahallesinde salon açtım ve Taekwondo çalışmalarına başladım. Daha sonra Bağcılarda AKADEMİ SPOR MERKEZİ adında arkadaşlarımla açtığımız salonda Takekwondo çalışmalarımı sürdürdüm. Daha sonra Ataköyde Sadık OFLU hocayla beraber Kick boks çalışmalarım oldu. Fındıkzadede Kadir YÜCELER Hocayla, Kocamustafapaşada Adnan kerse ile boks çalışmalarımız sürdü. Sonra Silivri Bölgesine taşındım ve burada Ahmet ŞİMŞEK hocayla beraber SHAOLİN KUNGFU çalışmalarım başladı. Shaolin kungfu çalışmalarının yansıra okinawa orjinli silahlı bir dövüş sanatı olan KOBUDO çalışmalarına başladım.
Bu arada belirtmeyi unuttuğum bir husus var, o da Kali escrima arnis çalışmalarımdır. Bu gün arnis de mano olarak ta tabir edilen bu sistemi, Türkiye’de daha kimsenin bilgisi yokken ben çalışmaya başladım. 1995- 96 yıllarında bir gurup taekwondo öğrencilerimle beraber çalışmaya başladım. Çok ilgi çeken bu çalışmalarım, 1996 nın sonlarında çeşitli nedenlerden dolayı bağcılardan ayrılmamdan ötürü gurubumun dağılmasıyla beraber sekteye uğradı ama benim kişisel çalışmalarım kesintiye uğramadan devam etti. Şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki Şahsımın Kali escrima Arnis çalışmam yaklaşık 23 yıldır devam etmektedir. Bu çerçevede Türkiye’nin en eski kali escrima arnis çalışanlarından biriyim. Ayrıca Filippinlerden Usta Grand Master Alfredo ile bağlantı kurarak bilgi görgü ve tecrübemi geliştirdim.


Devamlı çalışan, gözleyen, sorgulayan ve tartışan bir insan olarak Türkiye’nin en geniş boyutlu spor arşivlerinden birine sahip olmakla gurur duyduğumu belirtmek isterim. 20000 adet kitap ve on binlerce dergi ve videoya sahip bir insan olarak bu konuda iddialıyım. Ben kağıt parçalarına, yalancı bağlantılara değil, bilgiye değer veririm ve bu alanda en geniş birgi, görgü, tecrübelerden birine sahip olduğumu açıkça haykırıyorum.

Araştırmaların, sorgulamalarım hala devam ediyor. Günde ortalama 100 sayfa doküman okuyarak, çeşitli refleksiyonlar yaparak, çalışmalarımı sürdürerek kurmakta olduğum ANADOLU YUMRUĞU DÖVÜŞ SANATI nı geliştiriyorum. Bu konuda kitap çalışmam var. Bu kitap çalışması bittiğinde sadece ANADOLU YUMRUĞU DÖVÜŞ SANATI nda değil Dövüş sanatları alanında, Mücadele sanatları alanında en geniş kapsamlı bir kitap olacak ve bu kitapla tüm mücadele sanatı yapan güzide insanlara vazgeçilmez bir bilgi hazinesi bırakacağım. Bu konuda her türlü çalışma ve işbirliğine hazırım. Saygılar sevgiler.. OSS..’’

 
Evet.. Usta Osman Kaya pek çok branşta belli kariyerler almış… Ve sözlerine şunları da ekliyor:’’.Taekwon do- 1. Dan , Nanbudo karate, 3. Dan, Kyokyushinkai karate-mavi kemer, Shaolin kungfu- 4 Toan,Kali Escrima arnis 4. Seviye   Fire arms ekspert 3. Dan ve benim kurmuş olduğum Anadolu Yumruğu Mücadele sanatı ve  gelişim yolunda sistem kurucusu olarak ta 10 dan seviyesinde olacağım. Tabi 10 dan seviyesi ancak sistemim tamamlanıp onaylandığı zaman alınacak payedir. Mücadele sanatları dediğimiz alanlar hem sanattır, hem spordur hem de ahlak ve gelişim yoludur. Bu disiplinlerin yayılmasına hizmet edenler kuşkusuz ki çok önemli katkılarda bulunmaktadırlar. Ancak bu işin sadece beden yönüne ağırlık verip ruhsal, karakter yönünü asla ihmal etmesinler o zaman faydadan çok zarar ortaya çıkmış olur. ‘’

 
Evet, bizler de Ajans Pazar Ailesi olarak ustaya başarılar diliyoruz. Ustamız sitemizde zaman zaman spor ve mücadele sanatları ile ilgili yazılarını paylaşacak. Bunu da siz değerli okurlarımızın dikkatine sunuyoruz.

 
 
 
 

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
 Muharrem İnce, Memleket Hareketi'nin Kurucular Listesini Açıkladı
Muharrem İnce, Memleket Hareketi'nin Kurucular Listesini Açıkladı
 Mesut Yılmaz Hayatını Kaybetti
Mesut Yılmaz Hayatını Kaybetti