Hoş geldin değişen takvim yapraklarındaki sayılar. Ardı ardına sıralanmış su damlacıkları gibi akıp gidiyorlar. Günler, aylar, yıllar.
Saatler gecenin yirmi üç elli dokuzunu gösterirken, elli dokuz saniye sonrası ve ardından gelen iki bin yirmi yılı gibi.
Adı değişiyor sadece bir anda. Merhaba Kızılırmak.
Seni yaratan derelere, çaylara, küçük karabalığın özgürlük özlemi ile denizlere yolculuğuna selam. Bir önceki yoksa sonrası var mı? Bir adım öndeysen, geride biri var ki, dünü yaşadın da bugün varsın misali.
Yaşanmamış her şey yenidir.
Hayallerimizle süslediğimiz, geleceğe dair umutlarımızı gerçekleştirmek için, çabamızın ardından gelen coşkuyu hissetme mutluluğu, insanın öteki adıdır ben.
Umudun ve coşkunun yaratılmasında emektir insan.
Umut alkışlanmaz desteklenir. Umut sensin.
Fay hattına kurulan kentlerin, gecenin sessiz karanlığında uğultularla yıkılmaya başladığında, birbirimize yakındık alanda. Yeniden kuruldular. Ama yine uzaklaştık.
Yeni yılda biz olalım. Seyirci kalmak felaketlere davetiye çıkarmaktır.
Daha yakın, su kadar berrak sözümüzü, sesimizi özgürlük ve barıştan yana taraf edelim. Birleştirelim.
Yorumlar
Kalan Karakter: