Sanat Eğitiminin Birey ve Toplum İçin Önemi
Yayınlanma :
17.02.2020 18:05
Güncelleme
: 17.02.2020 18:05
Hızla değişen dünyanın dinamik yapısına ayak uydurabilmek ancak yaratıcı güçlerle donanmış bir kişilik geliştirmekle olasıdır. Doğuştan yaratıcı güçlere sahip bireyin bu gücünün ortaya çıkarılması yollarından biri de insanın “estetik eğitimi” yani sanat yoluyla eğitimidir.
Bu anlamda kişilik eğitimi sanat eğitiminin amaçlarından biri olmaktadır.
Goethe de bireydeki doğal yapının açılıp gelişmesi için “en değerli kişilik eğitimi” yolunun sanat olduğunu vurgular. Ona göre çok yönlü eğitim, kişiliğin bütünlüğünü kapsayabilecektir.
Uygarlığın batılı dünyanın yaşam biçimi olduğu, günlük yaşamda çevresinde özenle yapılmış eşyalar, düzgün çizgiler, güzel yollar, farklar gören, buralarda oynayan, çalışan batılı öğrencinin düzgün olmayanı tanımadığını gözlemleyebiliriz.
Böyle bir görünümün temelini oluşturan sanat eğitimi, ilk ve orta öğretimin temel çalışmaları olmaktadır. Düzgün yaşam alanlarında büyüyen gençlerin, öğrencilerin, düzgün çizgi çizmede güzel araç tasarlayıp, gerçekleştirebilmekteyken; çevresindeki her şeyin düzgün olmadığı ortamda büyüyen öğrencilerimizin neden düzgün iş çıkaramadıklarının bir nedeni olarak görmeli. Çevre ve öğretim çevresinin belirleyiciliğinin sanat alanında daha somut örneklerle ortaya çıktığını söyleyebiliriz
Çarpık kentleşmenin getirdiği olumsuz koşullar o kadar çeşitli ve girifttir ki; erozyona uğramış, kimlik bunalımına düşmüş, yaşam kalitesini düşünemeyecek durumdaki kitlelerin içinden gelen öğrencide estetik kaygı yaratmak, güzeli-iyiyi tanımalarını, bulmalarını beklemek gittikçe uzaklaşan bir hedef olmaktadır.
Bu nedenlerle günümüz sanat eğitimcisi toplumsal analizleri takip edecek, yeni kuşak bireyin beklentilerini çözümleyebilecek bilgisinde olmalıdır. Çünkü çevrenin eğitime sunduğu olumsuz koşullar değişmiyorsa ve değiştirilemiyorsa eğitim uygun evreyi yaratmalıdır. Koşullara teslimiyetçi olmayan bir yaklaşım benimsemek zorundadır. Bütün bunları dikkate alarak düzenlenmiş eğitim programları içinde yaratıcılığı engellenmemiş gözlem gücü ve beğenisi incelmiş bireyler, eğitim dışına çıktıkları zaman -güzeli ve iyiyi- seçici olacaklardır. Eleştirel yanlarıyla çevrelerini olması gereken en iyiye, en güzele çekme gereksinimini hissedeceklerdir.
“Eğitimin modern olmayan maddi koşullarla çarpışma zorunluluğu ve çevrede modern biçimlerin olmayışı karşısında, eğitim ile bu yokluğu giderme zorunluluğudu. Çağın gereksinimlerini öğrenciye kazandırmalı ve modern yaşamla uyuşmayan, eğitime baskı yapan etkilerle çarpışabilmek olmaktadır.”
Eğitim her zaman sonuçlarını ileride alacağımız bir yatırımdır. Bu anlamda eğitim yoluyla birey üzerinde nasıl bir değişim yaratabiliyorsak ona çok yönlü cevap verebilecek kapsamlı bir sanat eğitimi de oldukça uzun vadeli bir yatırım olacaktır.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: