Sanatın Renkleri
Yayınlanma :
04.12.2020 19:43
Güncelleme
: 04.12.2020 19:55
Hayalle hayat arasındaki denge sanatçının niteliğini de belirler. Devrimci sanatçı, mümkün olan bir başka dünya hayalini gerçekleştirme çabasıyla kaleme, fırçaya, notaya sarılır.
Bu yönüyle dünyada süregelen sanat, toplumsal mücadelede bir silah değil; bu mücadelenin ta kendisidir.
İnsan türünün bir birikimi olan “sanat”, insan olmanın da birikimidir... Sanatın tarihi, aslında insanca yücelişin tarihidir.
Sanatın hangi alanına bakarsak bakalım merkezinde insan vardır. Sanat daha iyi yaşama tutkusunun da kurgulandığı bir alandır.
Bu yüzden barış düşüncesi, çağdaş sanatın ve sanatçının kafa yorması gereken bir olgu olarak gündemden hiç düşmemiştir. İnsanların savaştan, yokluktan, yoksulluktan, dışlanmışlıktan ve yok sayılmaktan ruhen ezildiği bir dünyada sanatçının sorunlara kayıtsız kalması düşünülemez.
Goethe, büyük sanatçıların hepsinin insanlık sorununa yöneldiklerini, bu yönelimin dünya barışına insanın önemli katkılar sağlayacağını söylüyordu. A. Camus'un eserlerinde zorbalığa karşı çıkma işlevi açık ve seçiktir. O ne susmayı ne de yansız kalmayı benimser. Acı çeken kitleler sustukça birilerinin onların yerine konuşması gerektiğini söyler. Dostoyevski'ye göre insan, özgür bir varlık olarak kötüden sorumludur. Ona göre, kötü olan her şeyle mücadele edilmelidir.
Sanatçı; insanı insan yapan duyguları yüreğinde duyduğu, insanoğluna olan ilgi ve sevgisini duygusal olmaktan çıkarıp düşünsel düzeyde belleğinde var ettiği sürece insanoğlunun onuruna, kişiliğine, özgürlüğüne ve varoluşuna yönelik her eylemin karşısında yer alır. Böyle bir duruş sanatın da varoluş nedenlerindendir.
Suyu ışık yapmaları, Düşü gerçek yapmaları, Düşmanı kardeş yapmalarıdır. Sanatçı, savaşın topuna-tüfeğine karşı kalemini, fırçasını, notasını koymasının bir zorunluluk olduğu anlamına gelir. İşte o zaman insanın özüne ilişkin o gizli güç asıl Adalet’e dönüşür.
Özgürlük, eşitlik gibi demokratik kavramlarla pekiştirilmemiş bir 'barış' eksik bir barıştır. İşte sanatçı, savaşı yaratan sosyal, ekonomik ve siyasal nedenlerin tümüyle ortadan kalktığı böyle topsuz-tüfeksiz bir dünyayı özlüyor.
Bunun gerçekleşmesi için de Einstein'ın deyişiyle 'savaş uğruna hiç karşı koymaksızın göze aldığımız özverileri, barış uğruna da göze almakla yükümlüyüz.'
Sanatın; bu büyülü dilini kullanarak, dünyaya barışı egemen kılabiliriz.
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: