Sanat TV'de canlı yayın konuğum, değerli sunucu Sebahat Mutlu, söyleşi öncesi elinde getirdiği çantadan iki kitap çıkardı. Bursa Dostluk Gezeği Derneği Başkanı Sayın Ömer Lapacı'nın hazırladığı ve bana gönderdiği iki kitabı verdi. Teşekkür ederek aldım.
Program bitip eve döndüğümde hemen kitapları elime aldım ve incelemeye başladım. Öylesine içine dalmışım, öylesine etkilenmişim ki iki kitabı da bir solukta bitirdim. O beğeni ve coşkuyla hemen tableti elime aldım . Yine bir çırpıda aşağıdaki değerlendirmeyi yazdım. Umarım siz de beğenirsiniz.
Ömer Lapacı’nın hazırladığı “Bursa’da Musiki Kültürü ve Geleneksel Sohbet Toplantıları” başlıklı kitaplar, akademik özelliği olan ama aynı zamanda kültürel belleğe yaslanan, derinlikli bir değerlendirme niteliği taşımaktadır.
Kentler, yalnızca taşla, sokakla, yapıyla değil; gelenekleriyle, sanatıyla, , ezgileri ve dizeleriyle yaşar. Bursa, yüzyıllar boyunca bu coğrafyada musikiyle nefes almış, sözle derinleşmiş, söyleşileriyle kök salmış en eski kentlerden biridir. Ömer Lapacı’nın hazırladığı “Bursa’da Musiki Kültürü ve Geleneksel Sohbet Toplantıları” adlı kitaplar , işte bu çok katmanlı kültürel mirası görünür kılan, kayıt altına alan ve geleceğe taşıyan değerli bir kültür çalışması olarak dikkat çekmektedir.
Lapacı’nın çalışması, musiki tarihini yalnızca bestekârlar, makamlar ve eserler üzerinden ele almaz; musikiyi yaşanan, paylaşılan ve aktarılan bir kültür pratiği olarak değerlendirir. Bursa’daki geleneksel sohbet toplantıları bu bağlamda yalnızca birer musiki toplantısı değil; ahlâkın, estetiğin, gelenek ve göreneklerin ve toplumsal bağların örüldüğü sivil kültür alanlarıdır. Kitaplar , bu toplantıların tarihsel kökenlerini, işleyiş biçimlerini ve taşıdığı değerleri titizlikle ortaya koyar.
Eserlerin en güçlü yönlerinden biri, UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras olarak adlandırdığı sözlü kültürün yazılı belleğe dönüştürülmesidir. Uzun yıllar kulaktan kulağa aktarılan bilgiler, anılar ve tanıklıklar; titiz bir derleme anlayışıyla kalıcı hâle getirilmiştir. Böylece Bursa musiki geleneği, yalnızca nostaljik bir anı olarak değil; yaşayan bir kültürel miras olarak ele alınır.
Lapacı, çalışmasında, akademik bir dil kullanmaktan özellikle kaçınır, sohbet kültürünün ruhuna uygun bir anlatı yeğler. Okur, satırlar arasında yalnızca bilgiyle değil; mekânlarla, seslerle, yüzlerle ve zamanla da karşılaşır. Bu yönüyle kitap, hem araştırmacılar hem de kültür meraklıları için önemli bir başvuru kaynağıdır.
Bursa’da Musiki Kültürü ve Geleneksel Sohbet Toplantıları, bir kentin musikisini anlatırken aslında toplumsal belleğin nasıl korunduğunu da gösterir. Çağdaşlaşma, teknolojik gelişmeler ve tüketim çağında kaybolma tehlikesi yaşayan bu tür kültürel pratiklerin belgelenmesi, yalnızca geçmişe değil, geleceğe karşı da bir sorumluluktur.
Sonuç olarak Ömer Lapacı’nın bu çalışması; Bursa’nın musiki kimliğini, sohbet geleneğini ve kültürel sürekliliğini anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir eser niteliğindedir. Bu kitaplar, sesi olan bir tarihin, söze dönüşmüş bir belleğin ve paylaşılarak yaşatılan bir kültürün tanıklığıdır.
Bu kitapları armağan etme inceliğini gösteren Ömer Lapacı'ya, bana ulaştırma zahmetine katlanan Sebahat Mutlu’ya sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Sanatın her türlüsüne emek veren, değer katan, sanatı yücelten ve geleceğe aktaran herkes başımızın tacıdır.
Emeğinize, yüreğinize sağlık Sayın Ömer LAPACI. Okurunuz çok olsun.












