Toprağımız yanıyor. Ormanlarımız kül oluyor. Yeşil ve cennet yurdumuz kara dumanlara teslim edilirken, biz seyirci kalamayız!
Bu yurt bizim.
Bu topraklar, bize geçmişten miras değil; gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzdur.
Her yanan çam, yalnızca bir ağaç değil; yitirilen bir ekosistemdir. Her yok olan orman, susuzluktur, kuraklıktır, nefestir eksilen.
O hâlde bekleyecek zaman kalmadı!
Gelin, hep birlikte bir seferberlik başlatalım.
Bir kıvılcımın yıktığını bir fidanla yeniden yeşertelim.
Bu yurt bizim.
Bugünden itibaren herkes bulunduğu yerde, eline küreği alsın, toprağa eğilsin.
Bir çukur kazalım umuda…
Bir fidan dikelim geleceğe…
Bir damla su verelim yaşama…
Mahallede, köyde, okulda, parkta, yol kenarında, dağ başında… Neresi olursa olsun, bir ağaç, bir can demektir.
Devletiyle, belediyesiyle, sivil toplumuyla, birey birey hepimiz bu çağrının parçası olalım.
Çocuklarımıza bırakacağımız en değerli miras: gölgesinde soluklanacakları bir ağaçtır.
Unutmayalım: Ağaç dikmek sadece toprakla değil, vicdanla da buluşmaktır.
Bu yurt bizim.
Toprağını korumak, ormanını yeşertmek, ağacını yaşatmak görevimizdir.
Bugün bir fidan, yarın bir orman demektir.
Haydi Türkiye!
El ele verelim, doğayı yeniden büyütelim!
BAĞIMSIZ EMEKLİLER SENDİKASI BURSA ŞUBESİ












