Gülşen.
Bir sanatçı. Şarkılarıyla kitleleri coşturan, giysileriyle sürekli tartışılan bir sanatçı. Gündem yaratmasını, gündemde kalmasını bilen bir sanatçı.
Bir anne. Çocuğu ile ilgilenen, geleceğini düşünen, sevecen bir anne. Yüreği sevgi ile dolu bir anne. Salt kendi çocuğuna değil tüm çocuklara eşit duran, onları sevgiyle bağrına basan bir anne.
Gülşen bir kadın. İşte tüm zorluk burada başlıyor. Kadın olmanın zorluklarını yaşıyor. Zordur kadın olmak. Hele şimdilerde bu ülkede kadın olmak daha da zordur. Kalbin kırılır, umutların kırılır, düşlerin kırılır..Un ufak edilirsin . Parçalarını toplamak yine sana düşer. Hep tek parçasın ve hep ayaktasındır tüm kırıklıklara inat.
Zordur kadın olmak. Hele bu koşullarda bu ülkede... Yaşamın her alanında savaşmak zorundasın. Çünkü herkesin sahip olmak istediği bir bedenin vardır. Korumak istediğin bir namusun. Ve sevmeye yasaklı törelerin. Erkeğin yanında yerini bilmelisin. Seversin, deli derler; sevmezsin kötü olursun. Elde ederler, basit olursun. Elde edemediklerinde ise rakı masalarında konuşmalara meze olursun. Susarsın, "bir şey bilmiyor" derler.
Konuşursan "dili uzun" derler. Kısacası kadın olmak zordur bu ülkede.
Kadın olmak zordur bu ülkede. Sizler bu yazıyı okurken bile yüzlerce belki binlerce kadın şiddet görecek. Tacize, tecavüze uğrayacak. Belki de öldürülecek. Hem de en yakınlarından. Kocasından, babasından, ağabeyinden, oğlundan. Tek suçlu kadınlar olacak. Çünkü kuyruk sallamasa gelmeyecek bunlar başına.
Kadın olmak zordur bu ülkede. Hele de aydınlık düşünceliysen. Cumhuriyet kazanımlarından yanaysan. Atatürk ilke ve devrimlerinin savunucuysan. Üstelik bir de sanatçıysan, gazeteciysen, siyaset yapıyorsan daha da zordur kadın olmak. Erkek, takım elbise giyer, kravat takar bağışlanır.
Ya kadınlar? Nasıl bağışlanacaklar? Kadını ikinci sınıf yurttaş, bir köle, bir hizmetçi gibi gören anlayış egemense. Sunucu Sedef Akbaş; gazeteciler Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Mine Özerden; sanatçı Sezen Aksu ile Gülşen'in başına gelenler, kadın olmanın zorluğunu gözler önüne sermiyor mu?
Ey Türk Kadını! Kadınlarımız! Analarımız, eşlerimiz, kızlarımız!
Sizler, hiçbiriniz bunları yaşamak zorunda değilsiniz.
Ulu önderimizin özdeyişinde vurguladığı gibi;
"Ey Türk kahraman kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlarda göklerde yükselmeye layıksın. "










