Herkesin bir köyü olmalı. İnsan bazen kalabalıkların içinde yorulur; seslerin arasında kendi sesini duyamaz olur. O zaman dönüp sığınacağı bir köyü olmalı insanın. Çocukluğunu bıraktığı bir avlu, gölgesine oturacağı bir ağaç, toprağını tanıdığı bir yol…
Bayramı köyümde geçirmeye karar verdiğimde içimde tam da böyle bir duygu vardı. Bir yere gitmekten çok, kendime dönmek gibiydi bu.
Köy yoluna saptığımız anda başka bir dünyanın kapısı açıldı sanki. Yeşilin binbir tonu sarıp sarmaladı bizi. Dağlar, bayırlar, kırlar, ovalar… Hepsi ayrı bir renkte ama aynı huzurun içinde. Bir yeşil denizin ortasında ilerliyorduk adeta. Yol boylarında sarı hardal çiçekleri uzanıyor, buğday tarlalarının arasında gelincikler kırmızı kırmızı parlıyordu. Doğa, sanki bayramlıklarını giymişti.
Köy, sessizliğiyle karşıladı bizi. Ama bu bildiğimiz sessizlik değildi. İçinde kuş cıvıltısı vardı. Hafif bir rüzgârın yapraklara dokunuşu vardı. Uzaklardan gelen bir horoz sesi, arıların çiçekler arasında dolaşması vardı.
Sessizlik dediğimiz şey bazen en derin konuşmadır. Kentte ses çoktur ama söz azdır. Köydeyse söz söylemeden anlatır insanı her şey.
Evimizin kapısı da yıllardır bizi bekliyormuş gibi açıldı. Bahçe daha bir güzel görünüyordu. Sarı, pembe, kırmızı, beyaz güller… Hanımelinin tanıdık kokusu… Her köşede bir anı saklıydı sanki. Bir dalı tutarken çocukluğuma değdim. Bir taşın üstüne otururken yıllar önceki bayram sabahları geldi aklıma. Büyüklerin ellerini öpüşümüz, aynı sofrada toplanışımız, kahkahalarımız… Zaman geçmişti ama bazı duygular yerini hiç değiştirmemişti.
Bayramların köyde başka bir anlamı vardır. Dayanışma daha gerçek, kucaklaşma daha içtendir. Kapılar kilitlenmez; gönüller kapanmaz. Bir tabak yemek komşuya gider, bir selam herkesin yüzünde gülümsemeye dönüşür. İnsan birbirinin hâlini gerçekten sorar ve yanıtını gerçekten duymak ister. Çünkü köyde yaşam biraz da birbirine emanet olmaktır.
Belki bu yüzden köy insana sadece dinlenmeyi değil, anımsamayı da öğretir. Nereden geldiğini, neyin değerli olduğunu, hangi sesin gerçekten sana ait olduğunu… Ve bazen en çok da sessizliğin sesini
Ben bu bayram köyümde onu duydum. Gelinciklerin rüzgârla salınışında… Hanımelinin kokusunda… Kuşların sabah telaşında…
Ve en çok da içimde büyüyen o derin huzurda…
Herkesin bir köyü olmalı. Benim bir köyüm var ve ben çok mutluyum.










