H. Nurcan Yazıcı

H. Nurcan Yazıcı

ANALİZ
yucekul050@hotmail.com

"Bize Plan Değil, Pilav Lazım"

06 Nisan 2021 - 13:21 - Güncelleme: 06 Nisan 2021 - 13:30

“Memleket meseleleri bir parkta oturarak halledilseydi, çok büyük bir park yaptırır hep beraber içinde otururduk.”

“BİZE PLAN DEĞİL, PİLAV LAZIM”   
 
Yazıma rahmetli Süleyman Demirel’in bir sözüyle başlamak istedim.  
  
Der ki, “Memleket meseleleri bir parkta oturarak halledilseydi, çok büyük bir park yaptırır hep beraber içinde otururduk.”  
  
Bu tespit 104 emekli amiralin imzasıyla yayınlanan bildiriye verilecek en güzel cevap olsa gerek.  Üstelik “argosuz ve öfkesiz”…  
 
Çünkü “Usul esasa mukaddemdir.” (Yani usul esastan önce gelir.)  

 
Bildiriyi usul üzerinden değerlendirecek, yeri geldiği zaman altında yatan olguyu araştırıp üslubunca dile getirecek, sağduyulu ve siyasi kimlikleri özlüyoruz.   
  
Şahsen “usul ve toplum psikolojisi gibi” faktörleri göz önüne almadan, algıyı sadece kişiler üzerine çekerek, kendi planları doğrultusunda ve hakaret içeren bir üslupla açıklama yapan siyasileri görünce, ülkem adına üzüldüm.  
 
İyi Parti Genel Başkanının amirallerin bildirilerine karşılık, "Emekli amirallerin canı sıkılmış ve gece bir bildiri yayımlamışlar. Kişisel fikrimi söylüyorum, bu bir zevzekliktir. Bu zevzekliklerden Türkiye çok çekti" şeklinde ki “zevzek” söylemi, gündemi asıl meseleden uzaklaştırmıştır.  
Bu ilk değil elbette, parti içi diyaloglarından tutun diğer partilerle yaşanan iletişim kazalarına alıştık artık!  
 
Sözlerim bütün siyasi kimliklere… 
  
 “Üslûb-ı beyan aynıyla insan!”  
Siyasette üslubunca söz söylemek ve derdini uygun bir dille anlatmak ustalık gerektirir.  
Sarf edilen argo bir kelime kişiyi, bir anda etkisiz elaman yaptığı gibi, bu noktadan sonra da söylemeye çalıştıklarının “doğru ya da yanlış olması” bir şey ifade etmez.   
Tek bir kelime fikirlerinin etki alanını bitirir.   
Belki de siyasi parti liderlerinin bir türlü istediği sonuca ulaşamaması bu yüzdendir.  

  
Üslubunca söylemediğiniz sözlerinizin arasına sıkıştırdığınız doğruların sizi kurtarmayacağını saygınlığın bittiği yerde de, siyasi güvenirliğinizin ve inandırıcılığınızın biteceğini bilmeniz gerekir. 
   
Çoklu anlam taşıyan mesaj; “herkes istediği gibi anlasın, ben kimseyle kötü olmayayım” yani, “herkese mavi boncuk” anlamı taşır.    
Samimiyet barındırmayan sözler, bırakın doğru anlaşılmayı beraberinde bir çok yanlış anlamaları da getirecektir.  

Hatta asıl konu ve sorun unutulacak geriye söylenen argo ve samimiyetsiz söylemler kalacaktır.  
 
İnsan en çok öfkelendiğinde ve işler yolunda gitmediğinde kendi olur, gerçek duygularını ele verirmiş.   
“Duygular, yaşam üslûbuyla aslâ çelişmez!” der Alfred Adler  
 
Dolayısıyla siyasi tecrübelere kıymet veren, duygularını yöneten ve kontrolünü elinde tutan siyasiler ancak toplumu doğru yönlendirebilir ve iş kazalarından uzak kalabilir.  
 
Demirel ne güzel söylemiş;  
 “Bulut buluttur, bulutun akı da buluttur garası da, binaaneleyh, üzerine gonuşmaya değmez.” 

“Bize plan değil, pilav lazım.
 
Ülkemizin iç ve dış, bunca sorunu varken, hesabını kendi iktidarı üzerine yapanlardan ve hırslarına yenik düşenlerden yorulduk. Lakin Allah’tan umut kesilmez… 

 

Reklam
Reklam
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum