Kıymetli hemşerilerim, nasırlı elleriyle toprağına sahip çıkan değerli çay üreticisi kardeşlerim;
Bugün önümüze konulan 2026 yılı yaş çay fiyat tablosu, ne yazık ki Rizeli üreticinin emeğinin, alın terinin ve beklentisinin çok uzağındadır. Açıklanan 35,00 TL’lik brüt fiyat, kağıt üzerinde bir artış gibi görünse de gerçek hayatın, çarşının ve pazarın gerçekleriyle taban tabana zıttır. Biz bu rakamları sadece birer sayı olarak değil, bir yıl boyunca bahçede çile çeken insanımızın rızkı olarak görüyoruz.
DESTEKLEME GASP EDİLMİŞ, FİYAT 29 LİRAYA DÜŞMÜŞTÜR
Şimdi gerçekleri konuşma vaktidir. Verilen net fiyattan, zaten komik bir rakama indirilen destekleme kalemlerini çıkardığımızda, vatandaşın eline geçen reel rakam kilogram başına 29 TL seviyelerine kadar inmektedir. Üreticinin cebine girmesi gereken destekleme adeta buharlaştırılmış, enflasyon karşısında koruyucu kalkan olması gereken primler gasp edilmiştir. "Fiyat artırdık" diyenler, el çabukluğuyla üreticinin cebindeki desteklemeyi geri almıştır.
RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ: ALIM GÜCÜ KAYBOLDU
Gıda fiyatlarındaki artışa baktığımızda durumun vehameti daha net ortaya çıkmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda bir kilo çay ile alınan ekmek adedi, bugün yarı yarıya düşmüştür. Sadece son bir yılda gıda enflasyonu %70’leri zorlarken, temel gıda ürünlerine, yağa, una, şekere gelen zamlar ortadayken çay fiyatına yapılan bu cüce artış, üreticiye "üretme, bahçeni terk et" demektir.
PARANIZ ELİNİZE GEÇENE KADAR PUL OLACAK
Birinci, ikinci ve özellikle üçüncü sürgün ödemeleri vatandaşın eline geçene kadar, bu para yüksek enflasyon canavarı tarafından zaten yutulacaktır. Gübre fiyatlarının, nakliye ve işçilik maliyetlerinin katlandığı bir dönemde 35 liralık brüt fiyat, maliyetleri bile karşılamaktan uzaktır. Rizeli üretici bugün artık bir kilo çay satıp evine bir kilo domates alamaz hale getirilmiştir.
YEREL BASIN VE KAMUOYU TEPKİLİ
Bölge basınımızdaki haberleri ve esnafımızın feryadını analiz ettiğimizde görüyoruz ki; tabanın beklentisi en az 44-45 TL bandındayken, 35 TL dayatması bölge ekonomisine vurulmuş bir darbedir. Bu fiyat, ÇAYKUR’un veya üreticinin değil, doğrudan doğruya sermayenin lehine, üreticinin aleyhine bir tercihtir.
SONUÇ OLARAK; Bu tablo kabul edilemez. Üretici el ele, başbaşa vermek zorundadır. Desteklemelerin geri verilmesi, fiyatın enflasyon gerçeğine göre revize edilmesi ve Rizelinin emeğinin teslim edilmesi şarttır. Aksi takdirde, çay tarımı bölge insanı için bir geçim kaynağı olmaktan çıkacak, halkımız toprağına küsecektir.
Emeğimizin gasp edilmesine sessiz kalmayacağız!











