Okullar yarıyıl tatiline girdi. Sınıflar boşaldı, çantalar kapandı, öğrenciler karnelerini aldı. Kimi sevindi, kimi üzüldü. Çünkü karne, yalnızca notların değil; bir dönemin, verilen emeğin, gösterilen çabanın ya sa yapılan tembelliğin özetidir.
Peki ya bizi yönetenler? Onların karnesi ne zaman verilecek?
Öğrenciler, bir yıl boyunca yaptıklarından sorumludur. Ödevini yapmayan, dersine çalışmayan, sınıfta olmayan öğrenci başarısız sayılır. Kimse “niyetim iyiydi” diyerek sınıf geçemez. Ama söz konusu ülkeyi yönetenler olduğunda, ölçme-değerlendirme çoğu zaman ertelenir. Başarısızlıklar “koşullar zor, dış güçler engelledi ” denilerek geçiştirilir; yanlışlar ise görünmez kılınır.
Oysa siyaset de bir eğitim sürecidir. Ulusça verilen yetki, bir ayrıcalık değil; ağır bir sorumluluk , bir derstir. Ve bu derste başarısız olmanın bedelini yalnızca yönetenler değil, bütün toplum öder.
Eğitimde sürekli değişen sistemler, sınav stresiyle büyüyen çocuklar; ekonomide geçim derdiyle ezilen aileler; adalette geciken kararlar, vicdanları yoran sessizlikler… Bunların her biri, yönetenlerin karnesinde bir satırdır. Ve bu satırlar, rakamla değil; insan yaşamıyla yazılır.
Bir karne düşünelim.
“Adalet” dersinde, kuramsal bilgi yüksek ama uygulama zayıftır. " Bağımsız yargı" denilir ama bağımsızlıktan söz edilemez.
“Ekonomi” dersinde, temel gereksinimlerin karşılanmasında bile ciddi kayıplar var. Aileler, et, süt alamaz, emekliler geçinemez, beslenme çantaları boştur.
“Eğitim” dersinde, öğrenciler yorgun, öğretmenler tükenmiş.
“saydamlık ” dersinde ise not hanesi boş; çünkü sınava girilmemiş.
Bu karne bir yüzleşme çağrısıdır. Çünkü demokrasilerde yönetenler, toplumdan daha az değil; daha fazla sorumludur. Öğrenci sınıfta kalırsa bir yıl yitirir , kötü yönetilen bir ülkede ise gelecek kuşaklar ve tüm ulus yitirir.
Karne günü, çocuklara “daha çok çalışmalısın” denir. Belki de şimdi yönetenlere aynı tümceyi kurma zamanı geldi de geçti bile. Bu kez notu veren öğretmen değil; halk olacaktır. Ve o karne, er ya da geç verilecektir günü geldiğinde. O gün de seçim sandığının konulduğu gündür.












