Üzerimizde montlarla bindik İstanbul'da uçağa. Bir saat on dakikalık bir yolculuktan sonra Ercan Havalimanı'na indik. Saat 09.30. Sabahın erken saatinde bile havanın sıcaklığını duyumsadık. Çıkışta grup arkadaşları ile buluştuk. Rehberimizin yönlendirmesi ile gezi otobüsüne bindik ve gezimiz başladı.
Kıbrıs harekatının 50. yılı.
20 Temmuz 1974 yılında yapılan Barış harekatının üzerinden tam elli yıl geçmiş. İlk ziyaretimizi Çıkartma plajı adıyla anılan yere yaptık. En zorlu koşullarda, en olanaksız yerde yapılan çıkartmada yaralanan gazilerimizi andık. Şehitlerimiz anısına dikilen anıtı gördük.
Beşparmak dağları, tüm görkemiyle karşımızda.
Dünyanın en büyük bayrağının ( KKTC bayrağı) dalgalandığı dağlar bunlar. Ülkemizdeki Toros'larn uzantıları. Burada ( Kıbrıs'ta) her yerde iki bayrak birden dalgalanıyor. Ay yıldızlı bayrağımız ( TC bayrağı) ile KKTC bayrağı birlikte süslüyor gökyüzünü. Birlikte kabartıyorlar göğsümüzü Ne denli gurur verici bir görüntü. Etkilenmemek elde değil.
Yolculuk sırasında bir şey dikkatimizi çekiyor. Araçlar, soldan değil sağdan gidiyor. Sürücüler, araçların sağında oturuyor. Araçlar, sollama yapmıyor, sağdan geçiyorlar. Yayalara geçiş üstünlüğü var. Yayalara saygı var. Yaya, kaldırımdan ayağını uzatsa bile araç hemen durup yol veriyor. Tüm sürücüler, uygarlık testinden geçmiş gibi. Her şey bu denli güzelken toplu taşımanın yetersizliğinden söz etmeden geçemeyeceğim.
KKTC, 15 Kasım 1983'de kuruldu. Buna karşın tanınırlığı çok az. Bu ülkeyi tanıyan çok az ülke var. Bunda anavatanın suçunun olduğunu düşünüyorum. Filistin için gösterilen çaba, Yavru vatan için gösterilmedi.
Doğal güzellikleri ile göz kamaştıran LEFKE ile Güzelyurt bölgelerini de gezdik bugün.
Güzel ve keyifli bir gezinin sonunda otelimize vardık.











