Kul hakkı; insanın can, mal ve namus gibi dokunulmazlıklarını korumaya yönelik ortaya çıkan bir haktır.
Bu tanım çok dar anlamda dır. İsterseniz dini açıdan ele alalım.
Kul hakkı le ilgili ayetler;
“Allah tarafından affedilmeyecek iki günah var, bunlar şirk ve zulüm, dolayısıyla kul hakkıdır. (Nisa süresi 168)”
“Bir yıkım gelecek, herkes yaptığıyla yüzleşecek… Bana kul hakkıyla gelmeyin” (ısra.16)
İlgili hadisler;
Allah kul hakkını yarına bırakır, yanına bırakmaz.
Kul hakkı yiyeni Allah affetmez, toprakta kabul etmez.
Hangi davranışlar kul hakkına girer?
- Bir insanın hayatıyla, duygularıyla oynamak,
- Birisine bir şeyler vadedip yerine getirmemek,
- Asık süratli olmak, bir insanın kalbini kırmak, üzmek, onur kırmak, hakaret etmek, inancıyla alay etmek,
- Başkasının düşüncesini hakir görmek, hürriyetini kısıtlamak,
- Başkalarına iftira etmek, kötü lakap takıp alay etmek, kusur aramak, gıybet etmek, hatta selam verilmesi gereken yerlerde selam vermemek, verilen selamı almamak,
- İşi ehline vermemek,
- Gururlu, kibirli olmak,
- Yalan söylemek,
- İsraf etmek,
- Hile, rüşvet, gasp, ölçü tartılarda yanıltma, aldatma,
- Emanete hıyanet etmek,
- Kumar, tefecilik ve her türlü dolandırıcılığı yapmak,
Görüyorsunuz işte. İlle birisinin malını mülkünü gasp etmek, hırsızlık yapmakla olmuyor. Çok kapsamlı ve derin bir içeriği var. Yaşadığımız ortamı düşünün bı.
EMANET
İyi insanı secdelerinden değil, doğru sözünden ve emanete ihanet etmemesinden tanırsın. Hz. Ali
Arapça “eman” söz kökünden üretilmiş olup; himaye etmek, güven vermek, yardım etmek, teslim almak anlamlarına gelir. Kısaca güven, güvence ve güvenlik anlamlarını taşır.
Halk dilinde birine geri alınmak üzere geçici olarak bırakılan, teslim alan kişiye korunması gereken eşya, para ve canlı cansız her şey…
Emanet, insanın görev ve sorumluluk alanına giren her şeydir.
Emanetin Değeri
Emanetin fert, toplum ve devlet hayatında kuşatıcı bir özelliği vardır. Bu anlamda insanın yaptığı her iş bir emanettir. Ana-baba için çocuklar, öğretmenler için öğrenciler, patron ve işveren için emekçiler, devlet için emekliler, siyaset ve politikacılar için oylarımız, vatan için üzerinde yaşayan herkes bir emanettir. Hatta canımız bile Allah’ın bize bıraktığı bir emanettir.
Emanete hıyanetin yaygınlaşması ve güvenin ortadan kalkması durumunda toplumsal felaketler kaçınılmazdır.
Seçmenin verdiği oylar da bir emanettir. O oylarla elde ettiğin makam ve mevkiyi kötü kullanmak, başka yöne aktarmak ihanetin danıskasıdır.











