Kırılacak denli ince ve zarif anlamını taşır.
Son bir aydır Narin ile yatıyor Narin ile kalkıyoruz. Bu çocuğun başına gelenleri hiç birimiz kabul edemiyor, bunu yapanların insan dışı bir yaratık olduğu kanaatine varıyoruz.
Bu cinayeti eşelediğimizde altında hayvana, doğaya (hayvan katliamı -orman yangınları, kadına(İstanbul sözleşmesi) ve çocuğa bakış açısı yattığını görürüz.
"Kadınlar sizin bahçenizdir. Ekip, biçin. Karnından sıpasını sırtında sopasını eksik etmeyin" diyen bir anlayışın;
İslamiyet öncesi ve ortaçağ Avrupa’sında kadını birey değil alınıp satılan bir eşya, Osmanlı'nın son dönemlerinde nüfusta kaydı bulunmayan bir özne olarak gösterilen;
"Eti senin, kemiği benim" diyerek çocuğunu okula teslim eden ailelerin;
Toplumun genel anlayışında " kötek cennetten çıkma" sözünün ürünüdür.
Ailede erkek çocuğu önemseyen ve kız çocuklarına mirastan pay sahibi yapmayan; bir anlayışın ürünüdür.
Her gün kadın cinayetleri, çocuk tacizleri haberleri ile karşılaşıyoruz. Kaybolan çocuklar, intihar edenlerin haberlere düştüğü kadarını biliyoruz.
Modern çağda ve günümüzde çocuklar; “hayat piyangosunun bize düşen en pahalı armağanlarıdır" anlayışı hakimdir. Olmalıdır.
İnsanlara " çocuk" diye hitap eden, çocuklara en önemli günü bayram olarak armağan eden Atatürk Türkiye’si den geldiğimiz güne bakın.
Narin adındaki kız çocuğunu koruyamayan, susan Müslüman feodal ülkeye döndük.
Bu cinayetin ardında kafamın almadığı ve kabul edemediğim iki husus var:
1. Medyamızın bu tür cinayet haberleri paylaşarak ne kadar cinayet haberlerinin heveslisi olduğu ortaya çıktı. Günlerce bu haberleri paylaşarak ülkemizde daha önemli sorunların üstü çizildi. Konuşulmadı. Önemli gündemler örtüldü.
2. Bu ve buna benzer bir sürü olayı bilmiyoruz. Bilgi alamıyoruz. Çünkü toplum olarak korkup susuyoruz. Siz sanıyor musunuz ki; sadece Narin Güran ailesi, köyü suskun. Gerçeklerle, sorunlarla yüzleşemediği Türkiye'nin büyük bir çoğunluğu dur asıl suskun.













