Yazılarıma uzun bir aradan sonra tekrar başlama kararı aldım. Bu ilk yazımda ara başlıklarla birkaç konuyu ele alacağım.
Yaşamak:
Yaşamak; bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine. N. hikmet
Yaşamak solumak değil, çalışmaktır. .j.j. Ross’u
Yaşamak; direnmek, dik durmak ve mücadele etmektir. Hak aramak, hakkını bilmek ve korumaktır. İtiraz etmektir. Yarına kalmaktır.
Kimileri doğar, büyür, yer, içer, ürer, ölür, gider. Buna yaşamak denmez. Buna; ot gelip, ot gitmek denir. Dünya yan gelip yatma yeri değildir. Üretecek, anlam katacaksın, katkı yapacaksın. Hayatında bir çivi çakmamış kişinin aldığı nefes bile haramdır.
Dünya bir anlamda gelişme, geliştirme yeridir. Kendinden başlayıp yakından uzağa herkesin gelişmesine katkı yapmaktır. Onun için her şeyden, herkesten sorumluyuz.
Yaşam, sayısız can düşmanlarına aralıksız karşı konularak sürdürülen pek ince bir geçittir. Ne yazık ki yiyerek, yok ederek devam etmektedir. Kendinden zayıfını yutma doğa kuralı olarak uygulaya gelmiştir. En ufak mikroplardan en büyük yaratıklara dek bu böyledir.
Çevre Kirliliği:
En büyük çevre kirliliği, cehalettir.
Atık yoktur, yan ürün vardır. Doğal kaynakların en verimli şekilde kullanılmasını sağlayacak, gelecek kuşaklara potansiyel kaynakların mümkün olabilecek çok daha fazla miktarını bırakabilecekken yapmıyoruz. Önemli atık, yönetim biçimidir.
Kaynaklar sınırsız değildir. Her atığın geri dönüşümü mümkündür. Her atığın bir değerlendirme yeri mümkündür. İsraf etmeden değerlendirme yoluna gitmelidir.
Çöp toplamaktan daha önemlisi çöpü yere atmamaktır. Bu anlayış aileden başlayarak okullarda verilecek eğitimle sürdürülür. Kamu kurum ve kuruluşlar ile eğitim üniteleri iş birliği içinde bu soruna el atmalı. STÖ elini taşın altına atmalı. Okullarda farkındalık eğitimi için çeşitli kompozisyon, resim yarışmaları ile atık yönetimi için projeler geliştirilmelidir. Bu çalışmaların karşısında ödüllendirme yapılıp teşvik edilmelidir.











