Semih Hamzaçebi

Semih Hamzaçebi

Toplum ve Jeoloji
semihhcebi@gmail.com

Rize Taşkın Sel ve Heyelan

23 Temmuz 2021 - 12:14

Bölgemizde Rize ilinde 13.07.2021 tarihinde başlayıp 14.07.2021 günü şiddetini arttıran yağışlara bağlı olarak meydana gelen heyelanlar, taşkın ve seller sonucunda; Güneysu, Çayeli ilçeleri başta olmak üzere Rize ili genelinde birçok yerleşim yerini etkilemiş 7 vatandaşımızın ölümüne sebebiyet vermiştir. Arama kurtarma ekipleri halen kayıp olan vatandaşlarımızı aramakta olup, kapalı olan birçok köy yolunda yetkililer çalışma yürütmektedirler.   Her ne kadar meydana gelen bir doğal süreç olsa da, insan etkisinin çoğu zaman yanlış uygulamaları sonucunda afet boyutuna ulaşmaktadır.

Özellikle dere yataklarına halen ve ısrarla kurulan yapı alanları, yüksek eğimli yamaçlara inşa edilen konutlar, kontrolsüz yapılan yol ve temel kazıları gibi olumsuz insan etkileri, maalesef bu doğal olayların afet boyutunu arttırmakta, ortaya can ve mal kayıplarının çıkmasına neden olmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki benzer iklim, morfoloji ve jeolojik yapıya sahip coğrafyalarda da sözü edilen doğal afetlerle karşılaşılmasına rağmen, alınması gereken teknik ve yönetsel tedbir ve yaptırımlar noktasında ülkemiz halen arzu edilen noktada değildir. Son yıllarda, doğal afetlerin öncenden kestirimi ve zararlarının azaltılması konusunda iyi niyetle atılmış adımlar olsa dahi, bu adımların etkinliğinin halen ciddi manada tartışılır olduğu görülmektedir.




Uzun yıllardır Doğu Karadeniz Bölgesinde meydana gelmiş benzer heyelan felaketlerinden halen yeterli ölçüde ders alınamamış ve bunlara yönelik kalıcı ve tutucu önlem ve yaptırımların hayata geçirilememiş olması, ileride yaşanacak benzer olayların da maalesef kötü bir habercisi mahiyetindedir. Samsun’dan başlayıp Hopa sınırına kadar devam eden Doğu Karadeniz Sahil şeridinde özellikle son on beş yılda meydana gelen olayların sebep-sonuç ilişkilerine bakıldığında karşımıza hep önü kapatılarak akış rejimi engellenen, içine konut, okul, fabrika vb. yapılar yapılarak akış serbestisine engel olunan dere yatakları ile yüksek eğimli, zayıf zemin ve kaya birimlerinden oluşan yamaçlara kontrolsüz kazılarla yapılan bina, yol, altyapı inşaatı gibi unsurlar çıkmaktadır. Bu hususlara ilişkin yapılan birçok teknik değerlendirmenin varlığına karşın, engellenemeyen ciddi boyutlardaki can ve mal kayıplarının özellikle karar vericiler noktasında değerlendirilmesi gerekliliğinin artık kaçınılmaz olduğu da son derece açıktır.
           
Sonuç olarak, engellenmesi mümkün olmayan, ancak zararlarının azaltılması akıl, bilim ve kaygı duyma yoluyla giderilebilecek söz konusu doğal afetlerin geçmişte ve günümüzde olduğu gibi gelecekte de can ve mal kayıplarına sebep olmaya devam edeceği son derece açık olup, ivedilikle konuya ilişkin gerçekçi, denetleyici, ehil ve somut eylemlerin hayata geçirilmesi hususunu kamuoyu ile bir kez daha paylaşmayı görev biliriz.

 

Reklam
Reklam
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum