Ve kadınlar, bizim kadınlarımız;
Korkunç ve mübarek elleri,
İnce, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
Anamız, avradımız, yarımız
Ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen
Ve soframızdaki yeri
Öküzümüzden sonra gelen
Ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
Ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
Ve karasabana koşulan
Ve ağıllarda
Işıltısında yere saplı bıçaklara
Oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle,
Bizim olan kadınlar
Bizim kadınlarımız.
N. Hikmet
Kadın haklarına daha yoğun bir biçimde odaklanmak, yalnızca günümüzde yaşanan cinsel baskı düzeyi azaltmakla kalmayıp, toplumu da tümden değiştirebilir. Kadınlar gerek siyasal gerekse ekonomik açıdan, daha büyük bir toplumsal güce sahip olursa, toplumun sağlayacağı güçlü destek ağları sayesinde erkeklerin uyguladıkları cinsel baskıya da çok daha kolay karşı koyabilirler. Bu toplumsal güç erkek kültüründe genç erkeklerin cinsel yaklaşımlarında kadınlarla etkileşimlerini olumlu yönde etkileyecek bir değişimi de beraberinde getirecektir.
Namus denilince nedense erkekler atlanırken akla hep kadınlar geliyor. Sanki bu işlenen suç her iki kişinin ortak işlediği bir cürüm değilmiş gibi. Hatta daha ilerisi bile var. Bir zina olayını aydınlatmak için en az dört kişinin tanıklığı söz konusu. Ve bu olaydan sonra nedense faturayı hep kadına kesiliyor, cezayı onlar yiyor. Bun ek olarak töre cinayetleri, taşlama (recm), talak, “boş ol” basit cümle ile boşanmalar, şiddet ve tacizler dolup taşıyor. Kadının tanıklığının kabul edilmeyişi, imamlık yapamayışı, kadından peygamber olmayışı, “kadın saçı uzun, aklı kısa, “ “sırtından sopasını, karnından sıpasını eksik etme” gibi sözlerle kişi değil dişi olarak görülüp kuluçka makinesi gibi muamele görmesini de ekleyebiliriz.
Üç türlü cinsel baskı var. Taciz, yıldırma, cinsel birleşmeye zorlama…
Bunlardan en yaygın olanı, erkeklerin sürekli olarak birleşme girişiminde bulunup bedelini dişilerin ödemek zorunda kaldıkları, taciz.
Yıldırma, erkeklerin birleşme istemlerine karşı koyan dişilere uygulanan fiziksel şiddet eylemlerini içeriyor.
Zorla birleşme, en az tanık olunan biçimdir.
8 Mart tüm emekçi kadınların günü kutlu olsun!











