Sanat, Kültür ve Medeniyet Mirası
Şükran Yangın Üst

Şükran Yangın Üst

Sanat Yarına Seslenir

Sanat, Kültür ve Medeniyet Mirası

06 Ekim 2020 - 16:02

Sanatın yapısındaki gelişme önce bilgilenme ile başlar. Sanat eğitiminin meydana getirdiği süreçte belli merhaleler söz konusudur. Algılama ile işe başlayan insan bilgilenerek etraftaki gerçeklerden haberdar olmaya başlar. Bunu düşünme ile destekleyerek tasarlamaya yönelir. Bunun sonucu ortaya yorumlanan projeler çıkar. Bu tasarımların belli şekil ve tekniklerle ifade edilmesi bir iletişim aktivitesini doğurur. Aynı zamanda meydana getirilen proje ifadenin yanında eleştirmeye de tabi tutulacaktır. Bu merhalelerden geçerek özümsenen sanat eserleri ifadesi güçlü, etkileyici, duyguları harekete geçiren özelliklere de sahip olacaktır.

Sanat eğitimi; gözlem yapma, özgün buluş ve kişisel yaklaşımları destekler, pratik düşünceyi geliştirir. Olayları, olmadan da beyinde gerçekleştirebilme gücünü arttırır. Bireyin becerilerini geliştirir ve sentez yapmasına yardımcı olur.

Bu yönleriyle eğitim sistemine önemli katkılar sunar, çocukların eğitim almak adına hayatlarında hiç lazım olmayacak sadece sınavlar için kuru bilgiyle yüklenip, ayaklı birer ansiklopediye dönüşmesini engeller. Dolayısıyla çok değerli olan hayal gücünü geliştirmesini sağlar.

Kültürlerin ön plana çıktığı, küreselleşme süreci olarak adlandırılan yeni dönemde yerel kimliklerin önem kazandığı,  medeniyetler çatışması, uzlaşması vs. gibi kavramların tartışıldığı günümüz dünyasında, çok zengin sanat, kültür ve medeniyet mirası olan Türkiye’nin eğitim alanında çalışmalara çok daha fazla ihtiyacı vardır.

Sanatla bilim işbirliği yapmalı, sanat eserine hem somut biçimler verip onu biçimlendirirken soyut manalar da katmalı,  bir değer sistemiyle beslemeli bir olgunluk, bir bilgelik süzülmeli her sanat eserinden aynı zamanda da zekâ pırıltıları süzülmeli.  Her dem taze kalan, her zaman yerini koruyan hiç modası geçmeyen her beğeniye insan olanın herkesin kendine bir pay çıkardığı eserler gerçek sanat eseri böyle eserlerdir.

Sanatçı gezmeli, görmeli okumalı bilgisini görgüsünü artırmalı, insan çok yönlü eğitilmeli, bilimi, siyaseti teknolojiyi aşina olmalı içinde yaşadığı toplumu ve dünyayı iyi tanımalı, hissetmeli hayatla bütünleşen, hayatı kolaylaştıran sadeleştiren tasarımlarıyla ona güzellikler katmalı. Sanatçının en farklı yönü güçlü hisleri ve onları farklı biçimlerde sunabilme becerisidir. Sanatçı topluma ne kadar değer verirse eseri de o kadar değerli olur. Bu birbirini doğuran, geliştiren bir dinamizmdir.

Sanat eseri aynı zamanda belgesel bir kimlik taşır, üretildiği çağın hayat tarzını yansıtır, hatta yönlendirir ve sonraki dönemler için kalıcı bir belge olur. Sanatın estetik olmanın ötesinde eğitici bir misyonu vardır. Bir şehrin peyzajı, bir mimari yapının planlanması, bir mekânın dizaynı estetik birer tasarım olmakla birlikte o toplum içine doğan bireyi şekillendiren bir eğitim unsurudur. Estetik kaygılardan uzak mekanlarda ve yapılarda yaşayan toplumlarda kaos ve bunalımlar kaçınılmazdır. Kişiler farkında olmasa da toplumlar eğitim seviyelerinin gelişmesine göre eserler verirler ve bu eserler toplumun yaşantısını yönlendirir, bu kaçınılmaz bir döngüdür. Yani sanatçı toplum öğrettiği değerlerle, kültürle eser verir sonra onun tasarladığı eserler, yazdığı kitaplar, şiirler, mimari yapılar, bestelediği şarkılar toplumun hafızasını, dünya görüşünü, geleceğini şekillendirir, kısaca onu eğitir.

Sanat, insanlar tarafından yüzyıllarca önemli bir hayat unsuru olarak yaşatılmıştır. Bu çerçevede, iletişim, tedavi ve rehabilitasyon maksatlarıyla yararlanılmış olup yalnızca bir eğlence vasıtası olarak düşünülmemiştir. Günümüzde sanatın iyileştirici gücü yeniden keşfedilerek insan hayatına olumlu katkıları yolunda bilimsel olarak sanattan yararlanma faaliyetleri de sürdürülmektedir. Profesyonel ya da amatör olarak sanatla ve müzikle uğraşmanın insanların zihinsel gelişmelerini olumlu etkilediği ve çocukların matematik ve bilim derslerindeki başarısını artırdığını, muhakeme gücünü geliştirdiğini belirlenmiştir.

Çocuk genç ve yetişkinlerde bireysel olarak veya aile ve grup olarak uygulanan psikolojik tedavilerde sanat terapisi bir tedavi yöntemi olarak görülmektedir. Günlük stresten uzaklaşma, iç dünyamızı keşfetme, motivasyonunu arttırma, iletişimi güçlendirme, ergenlik dönemindeki gençlerin sorunlarına çözüm bulma,  aile içi ilişkilerindeki sorunlara çözüm, öğrencinin derslere karşı ilgi ve başarısı vb. gibi çeşitli konularda sanat terapisinden faydalanılmaktadır.

Yapılmamış şey var mı dünyada, düşünülmemiş fikir, söylenmemiş söz, bestelenmemiş şarkı? Çizilmemiş resim? Yazılmamış şiir?...
 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum