Mahmut B. Telatar

Mahmut B. Telatar

GÖZLEM
mbtelatar@hotmail.com

Zor Günler

11 Nisan 2020 - 17:07 - Güncelleme: 12 Nisan 2020 - 16:18

Dünyayı etkisi altına alan covit.19 salgını bizim bu tür olaylar karşısında hiç de hazırlıklı olmadığımızı gösterdi. Kervan yolda düzülür misali yola çıktık ama görünen hangi yolu kullanacağımızı henüz bulamadığımızdır.



Aslında sağlık bakanlığı tehlike kapımıza dayandığı zamandan itibaren ciddi önlemler aldığını duyurdu.  Toplumu tehlike konusunda duyarlı olması için her fırsatta bilgilendirme yoluna gittiğini hep birlikte gördük. Ancak zaman ilerledikçe sağlık bakanının haftada iki defa yapmış olduğu açıklamalar öncekinin aynısı olması sebebiyle bir süre sonra rakamlar dışında kimsenin ilgisini çekmeyeceği anlaşılıyor. Benim gördüğüm sağlık bakanı sermayeden yediği. Bir süre sonra alınabilecek başarısız sonuçlardan hedef tahtasına oturacağını görüyorum.



Bu süreçte diğer ülkelere göre daha şanslıydık. Bizden önce salgınla karşılaşan ülkelerin yaşadığı durum bizim için yol gösterici olabilirdi. Görünen o ki komşularımızın yaşadıklarından hiç ders almamışız. Hala salgınla ilgili kesin bir yol bulamadık bir biri ile çelişen kararlar ile yolumuza devam ediyoruz.



Yönetimsel anlamında olumsuz görünen tabloya rağmen büyük bir inanç ve özveri ile çalışan sağlık elemanlarımız büyük bir gayret ile işlerini yapıyorlar. Tedavi edilen hasta sayısı ve ölümlere bakıldığı zaman sahada çok da başarısız olmadığımızı gösteriyor. Tıp alanında dünyadaki gelişmelerden geri olmadığımızı biliyordum. Alanında birçok başarılı tıp adamı yetiştiren ülkemiz son olayda varlığını bir kez daha ortaya koydu.



Ancak yine de bu mücadele sırasında beş sağlık emekçisi bilim adamlarımızı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. O bilim insanlarını yaşatamadık ruhları şad olsun. Onların haklarını ödeyemeyiz.



Salgının ilk tespit edildiği günden itibaren gösterdiği seyir Avrupa ülkeleri ile başa baş gittiği gibi görünüyor ancak ölüm oranları şimdilik yüksek seyretmediğini görüyoruz önümüzdeki günlerde ne gibi bir seyir izlediğini göreceğiz. Umarım tedavi edilen hasta sayısı daha çok olur



Hastalığın bulaştığı zamandan tedavi sonuna kadar geçen süre yaklaşık olarak bir ay gibi uzun bir süre gerekiyor. Virüsün bulaştığı kışı iki hafta kadar hiç belirti vermediği halde normal yaşamına devam edebildiği gibi çevresine de bulaştırabiliyor. Yaşamı tehdit eden de bu dur. Hastalık taşıyor, çevresine bulaştırıyor, bulaştırdığı kişileri ölüme kadar götürebiliyor ama hiç farkında değil. İşte durumu ciddileştiren tam da budur.



Salgın kapımızı ilk çaldığı andan itibaren en az üç haftalık sokağa çıkma kararının alınması gerekiyordu. Üç haftalık süreyi virüsün bulaşma ve tedavi için gerektirdiği süre açısından belirtiyorum. Olayın daha başında olduğu için topluma bulaşmadan önüne geçme fırsatını yakalamış olacaktık.



Ancak dünyada devam eden salgın nedeniyle de bir dizi önlemleri almamız da gerekecekti. Önceliğimiz yurt içindeki üretim olacağı için insanımızı tehdit edecek yeni bir salgına sebep olmamak için yurt dışı seyahatlere sıkı önlemler almamızı gerektirecekti. Bu da turizm sektörünü olumsuz etkileyeceğini düşünen varsa şunu bilmesinde fayda var. Turizmi bu yıl için zaten kaybettik dünyanın mevcut durumunda hiçbir ülkede turistik bir faaliyete imkan vermez. Tehlike ortadan kalkana kadar iç turizmle yetinmekten başka bir şans yoktur. Bu günkü şartlarda hiçbir ülke insanı sağlık tehlikesini göze alarak seyahat etmez. Gerçeği doğru görelim.



İşte ülkenin ekonomi yönetimi yaklaşan durumun ne gibi sorunlar yaratacağını önceden öngörüp ona göre bir yol haritasını çizmesi gerekiyordu.



Sözünü ettiğim üç haftalık sokağa çıkma yasağı ya da karantina ne derseniz deyin bazı ekonomik tedbirleri de alınmasını gerektiriyordu. Ülkenin tümünde yaşam duracağı için ticari faaliyetin gerektirdiği ödemeler sorununu da borç ötelemesi yoluna giderek yaşamın normale döndükten sonra ödenmesine imkan tanıyan kararlar ile bu sorun aşılabilirdi. Bu sürede diğer hiçbir faaliyete gerek olmayacağı için sadece beslenme ihtiyacının karşılanması gerekecekti. Halkın tamamına gıda yardımı gerekmeyecek sadece çalışmadığı zaman gelirden yoksun kalanlara yardım edilerek işin probleme dönüşmesi de önlenecekti. Uzun gir gece yaşamış gibi olacaktık. Yaşamımızda üç haftalık bir ara düşünün öyle bir şey.



Zamanında alınmayan kararların yaşamımıza edeceği olumsuz eti çok daha ağır olacak. Hala zaman var. Halka güven veren bir siyasi kaygıları bir kenara bırakan insanları bölen ayrıştıran değil birlikteliği öne alan kararlar il yola devam edilmelidir.



Öyle herkes kendi sıkıyönetimini uygulasın diyerek ya da iki günlük sokağa çıkma yasağı ile bu işin çözüleceğini sanmıyorum. Süre ne kadar çok uzatılırsa çözüm de o kadar zor olacak. Salgının bu haliyle ne zaman sonlanacağı konusunda bir öngörüde bulunabilmek de mümkün değil dolayısı ile bize çıkaracağı maliyet de baştan sokağa çıkma yasağının yükleyeceği maliyetin kat be kat üstünde olacağını düşünüyorum. Umarım yanılırım.



Sevgili okurlarım hem kendi hem çevrenizdeki yakınlarınızın sağlığı için lütfen evde kalın. Gerekmedikçe sokağa çıkmayın. Çıkmak zorunda kaldığınızda da gerekli tüm önlemlerinizi alarak sokağa çıkın. Bu işin şakası yok. Sağlık sistemimiz ne kadar sağlam sağlık elemanlarımız ne kadar güçlü olursa olsun sistemin kaldırabileceğinin üstünde bir salgın en güçlü sağlık sistemlerini bile çökertir.



Evde kalın sağlıklı kalın

 

 

 

Reklam
Reklam
Reklam

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum